1/3
Ara

Zamanı ve mekânı alt etmeye yarayan silah: Körlük

"Kişi, öteki insanlardan uzaklaştığı ölçüde hakikate yaklaşır. Günlük yaşam, yalanlardan kurulu yüzeysel bir düzendir."


Dünyabizim


Alman asıllı Elias Canetti Bulgaristan’da doğdu. Buna karşın ne Bulgardı ne de Alman, o Sefardik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Elias Canetti toplumbilimci olmasının yanında deneme ve oyun yazarlığı yaptı. Kendisi edebiyat eleştirmenleri tarafından James Joyce ve Dostoyevski ile karşılaştırılacak derecede güçlü bir kaleme sahiptir. Üstelik bütün bu şöhretini yazdığı tek roman “Körleşme” ile elde etmiştir. Hatta bu eseriyle 1981 yılında Nobel ödülüne layık görülmüştür.



Dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu tartışmasız kabul edilen “Körleşme”, Almanya'da edebiyatın, politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazılmıştır. Ancak, Elias Canetti kurguladığı zaman ve mekân, kullandığı dil ve üslup, karakterlerindeki soyutlamanın isabetliliği ve bunları aktarmadaki başarısı sayesinde sınırları aşmış, evrenselliğin en üst boyutlarına ulaşmıştır.

Kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen “Körleşme”, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, son derece özgün bir biçimde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarıyor. İnsanın gerçeklik karşısında ne ölçüde körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen "aymaz" aydın karakterinde ustalıkla yansıtan Canetti, düşünce ile gerçeklik arasındaki kopuşun hikâyesini anlatırken yarattığı dehşet atmosferiyle okuru derinden sarsıyor.


Kitaptan altı çizilen satırlar


"Kişi, öteki insanlardan uzaklaştığı ölçüde hakikate yaklaşır. Günlük yaşam, yalanlardan kurulu yüzeysel bir düzendir."

“Kitaplar dilsizdir, konuşurlar ama gene de dilsizdirler, görkemli olan yanları da budur, onlar konuşurlar ve sen de onları kulak vererek duyabileceğinden çok daha kısa bir sürede duyabilirsin.”


“Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir.”

“Varolmak, algılanmak demekti; algılanmayan bir nesnenin varlığından söz edebilme olanağı yoktu.”


“Tarihin çok daha derinlerde yatan ve çok daha özgün nitelikteki itici gücünden, başka deyişle insanların daha yüksek bir hayvan türü olan kitle ile birleşmek ve bu kitle içerisinde kendilerini, sanki tek bir insan bile hiç yaşamamışçasına yitirmek içgüdülerinden haberleri yoktu. Çünkü okumuş kişilerdi; okumuşluk ise, bireyin kendi içindeki kitleye karşı kullandığı bir güvenlik kuşağıydı.”

“Yüzdeki ifade, her şeyin anahtarıdır. Bir insan hakkında kafanızda biriken bütün soruların karşılığını onun yüzünü okuyarak bulabilirsiniz!”


"Körlük, zamanı ve mekânı alt etmeye yarayan bir silahtır; varlığımız tek dayanağını duygularımızla, gerek yapıları gerekse kapsamları bakımından pek yetersiz olan duyularımızla kavradığımız bir kaç kırıntının dışında, sonsuzluğa dek uzanıp giden bir kötülükte bulunur. Evrende egemen olan kuram körlüktür.”

Derin Bakış

mirkitap.com - Alışveriş, Kitap Kültür

Akyol mah. Atatürk Bul. No: 111/B Şahinbey - Gaziantep