Ara

Yusuf İslâm neden hâlâ gitar taşıyor?

En son güncellendiği tarih: Mar 27

Yusuf İslâm Müslüman olduktan sonra müziğin haramlığı konusunda bitmek bilmeyen şüpheleri neticesinde müzik aletlerini satar ve gelirlerini çeşitli hayır işleri için kullanır. 25 yıl ara verdikten sonra gitarı tekrar eline alır. Peki neden? Büşra Saygın yazdı.


Büşra Saygın

Dünyabizim


Kıbrıslı bir baba, İsveçli bir annenin evlâdı olarak 21 Temmuz 1948’de Londra’da dünyaya gelen Steven Georgiou, Katolik okulunda katı bir Hristiyan eğitimi alır. Çocukken ressam olmak istese de zamanla ressamların yoksulluk içinde dünyaya veda ettiğini anlayınca bu fikrinden vazgeçer.



İsmini Cat Stevens olarak değiştirmesiyle birlikte zengin olmak, kız arkadaşlara ve iyi bir görünüme sahip olmak olarak tanımladığı Amerikan rüyalarına henüz çok genç bir yaşta, on sekiz yaşında şarkı yazarı ve şarkıcı olarak ulaşır. Çok kısa bir sürede yalnızca bir yılda yakaladığı bu muhteşem şöhret beraberinde getirdiği içki, sigara ve gece hayatıyla onu ölümle burun buruna getirmeye yeter. Yaklaşık bir yıl hastanede tedavi gören Stevens, bu durumun hayatında bir kırılma noktası olduğunu söyler; hakikate ulaşmak için çıkılan yolculuğun başlangıcı: “Hakikat nedir?”

Yüce bir şey aradı

Varoluşunu anlamlandırmaya çalışırken Budizm, Hinduizm, Taoizm, Zen ile ilgili çeşitli kitaplar okuyan Stevens, tedavi gördüğü bir yılın sonunda müzik hayatına geri döner ama bu kez şarkıları daha anlamlı ve derin içeriklere sahiptir. Öyle ki o dönem bir arayış hali içinde olan 📷Stevens, geriye dönük olarak albümlerine bakan bir kişinin çok net olarak, daha yüce bir şey aradığı için çırpınan ruhu göreceğini söyler. Ve yeniden şöhreti yakalar ama içindeki boşluk hissi bir türlü geçmez. Kendisinin “Kader anım” olarak nitelendirdiği Pasifik okyanusunda yaşadığı boğulma tehlikesi hayatının ikinci kırılma noktası olarak değerlendirilebilir. Ve o, kader anında bir söz verir: “Tanrım, beni kurtarırsan sana hizmet edeceğim!”



Cat Stevens’ın İslâm’la tanışması abisi tarafından doğum günü hediyesi olarak alınan Kur’an-ı Kerim’le olur. Batı’da yaşayan biri olarak İslâm’a karşı çeşitli ön yargıları olsa da Ku’an’ı “oku”maya başlamasıyla beraber içindeki putları bir bir yıkılır: “Hata aradım, ama ben Kur’an’da hata aradıkça, hatanın sadece bende olduğunu anladım.” İşte bu noktada Yusuf suresi onun için bir anahtar işlevi görür: “Onu okuyunca kalbimin kapıları açıldı.” Böylelikle 1977 yılının soğuk bir kış gününde daha önce verdiği sözü tutmak, teslim olmak üzere Londra Merkez Camii’nde Cuma namazı sonrası ihtida eder: “Uçuyordum, gerçekten uçuyordum. Artık dünyanın kulu değildim, dünyayı ve her şeyi kontrol eden Allah’ın kuluydum. Gerçekten özgürlüğüme kavuştuğumu hissettim.”📷

1978 yılında “Dünyaya Dönüş” adında bir albüm çıkarıp müzik serüvenine ara verir. Ardından Yusuf İslâm adını almasıyla beraber yeniden doğmuşçasına insanların eleştirilerine kulak asmadan sokakları, dili ve yeni arkadaşları keşfeder: İlk baştaki saf doğama dönüyor gibiydim.”

Bitmek bilmeyen şüpheler

İslâm hakkında edindiği bilgilerle birlikte, müziğin haramlığı konusunda bitmek bilmeyen şüpheleri neticesinde müzik aletlerini satar ve gelirlerini çeşitli hayır işleri için kullanır. Daha sonra selefi hareketin etkileriyle daha da ciddileşerek şarkılarını helâl, mekruh ve haram kategorilerine ayırarak, mekruh ve haram olan parçalardan gelen telif ücretlerini bir hayır kurumuna vakfeder.

Evlenip çocuk sahibi olmasıyla birlikte çocukların eğitimi için İslâmi okul ihtiyacı olduğunun farkına varır ve İngiltere de ilk Müslüman okulunun açılmasında öncülük eder: “Çocuklarımız için sağlam bir eğitim temeli olmadığı sürece, İslâm’ın Avrupa’da asla bir geleceği olmayacağını fark ettim.”

Çeşitli davet ve hayır çalışmalarında bulunan Yusuf İslâm, İslâmiyet’i çarpıtan çoğunluk📷 medyaya karşı 1994 yılında Mountain of Light / Nur Dağı adlı plak şirketini kurmasıyla beraber uzun yıllardır uzak kaldığı kayıt stüdyosuna tekrar adım atar. 11 Eylül sonrası sorumluluğunun bir kat daha arttığını düşünür: “11 Eylül’den sonra insanları İslâm’a davet etmek, benim için daha acil ve hayati bir hâl aldı.” Artık sesini tekrar yükseltmesinin vakti gelmiştir, kendisi ise bu durumu “davaya dönüş” olarak adlandırır. Müslüman olduğu ilk yıllardaki katı düşüncelerinin yıllar içinde edindiği bilgi birikimi neticesinde çeşitli sebeplerle yumuşamaya başlamasıyla beraber kendisine verilen müzik yapma ve şarkı sözü yazma yeteneğini İslâmiyet mesaj ve kültürünü dünyaya doğru bir şekilde ulaştırmak adına kullanmaya karar verir.

25 yıl aradan sonra gitarını tekrar eline alır



Bunun için ilk işi yavaş yavaş İslâm’dan uzaklaşmaya başlayan yeni nesillerin dikkatini celp etmek için çocuk CD’leri hazırlamak olur, ardından Bosna’da katledilen çocuklar için sesini yükseltir. Tüm bunları yaparken hâlâ müzik aletlerine mesafelidir. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in müziğe tekrar başlaması için rica ettiğini söyleyen Yusuf İslâm, nihai barış sağlanmasının ardından Bosna’dan gelen konser davetini kabul eder ve on yedi yıl sonra sahneye tekrar adım atar. Ona refakat eden ise sadece basit bir deftir. Böylelikle yeni bir müzik türünün doğmasına öncülük eder.📷

2002 yılında oğlunun eve gitar getirmesiyle bir dönüm noktası daha yaşar ve yıllardır araştırma yaptığı İslâmiyet konusundaki bilgilerine güvenerek yirmi beş yıl aradan sonra gitarını yeniden eline alır : “Gitarı yeniden elime almak, bana kendimi altmışlarda akortları öğrendiğim ilk zamanlardaki gibi hissettirdi. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan amatör gibi…”

Ona dünya çapında bilinirlik kazandıran, en meşhur albümünün “Tea for the Tillerman / Dümenciye Çay” olduğunu söyleyen Yusuf İslâm, 2006 yılında “An Other Cup / Bir Fincan Daha” adında yeni bir albüm çıkararak müzik serüvenine kaldığı yerde devam eder: “Bazı eleştirmenler bunu geriye doğru adım olarak görse de, müziğimi barış yollarını inşa etmek, âhlaki bir mesaj vermek ve cehaletten kurtulma niyetimin pozitif bir devamı olarak görüyorum.”

İstifade edilen eser: Yusuf İslâm, Neden Hala Gitar Taşıyorum: Cat Stevens’in Yusuf’a Ruhani Yolculuğu, İstanbul: Asır Ajans, 2017.



Derin Bakış