Ara

Yalman’ın gözünden Osmanlı ve Cumhuriyet

Yalman, “Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye” kitabında Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ilişkin değerlendirmelerini kendine has üslubuyla ve akıcı bir şekilde anlatıyor. Özellikle, Osmanlılar’ın yükseliş dönemi, gerileme dönemi ve savaş yıllarını anlatırken sübjektif değerlendirmelerine rastlamak mümkün. Bu da Amerika’da eğitim almasıyla ilişkilendirilebilir.



İskender Gümüş

Yeni Şafak


Yakın tarihe ilişkin eserlerin bir elin parmağını geçmeyecek kadar az yapılmış olması, Türkiye’de tarihyazımının zayıflığına işaret ediyor. Özellikle son yıllarda popüler tarihçiliğin yaygınlaşmasıyla her ne kadar Osmanlı’nın son dönemi üzerine çeşitli eserler neşredilmiş olsa da halen çalışılması ve incelenmesi gereken konuların olduğunu söylemek mümkün.

Bu konuların başında da savaş dönemleri geliyor. Osmanlı-Türk tarih yazımında savaş olgusu, kronolojik bir biçimde daha çok siyasi ve askeri açıdan inceleniyor. Savaşların sosyal yapıda yarattığı tahribat ya da dönüşüm ile savaş yıllarında sosyal ve iktisadi hayatın yeterince incelenmemesi tarihyazımındaki sorunlu alanların ve tartışma konularının başında geliyor.

Gazeteci geçmişi ve muhalifliği ile tanınan Ahmet Emin Yalman’ın 1930 yılında yazdığı ve Amerika’da İngilizce olarak yayınladığı “Turkey in the World War” adlı eseri savaş tarihçiliği açısından Osmanlı-Türk tarihyazımının nadir eserlerinin başında geliyor. Ancak Batı’da oldukça iyi bilinen bu kitabın Türkçe’ye bu kadar geç tercüme edilmiş olması anlaşılır gibi değil. Diğer taraftan, basın tarihi alanında doktora yapan Yalman’ın doktora tezi de Türk basın tarihinin erken dönem çalışmalarının başında geliyor ve bu doktora tezi de oldukça yakın bir zamanda yine İş Bankası Kültür Yayınları tarafından Türkçe’ye kazandırıldı.

SAVAŞ YILLARINA ŞAHİTLİK

Savaş tarihçiliği açısından bakıldığında, Yalman’ın Türkçe’ye “Birinci Dünya Savaşı’ndan Türkiye” başlığıyla tercüme edilen bu kitabı dönemin siyasal, diplomatik ve askeri gelişmelerini yansıtmasının yanı sıra savaşın sosyo-ekonomik şartlarına ilişkin ihtiva ettiği bilgi açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Zira, 1888 yılında Selanik’te doğan Yalman, gençlik yıllarına rastlayan Birinci Dünya Savaşı’nı tecrübe etme ve gözlemleme imkanına sahip oluyor ve yaptığı araştırmalarla bunu zenginleştiriyor.


Yalman’ın “Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye” başlıklı kitabının genel olarak üç bölümden oluştuğunu söylemek mümkün. Yazar, öncelikle Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Türkiye’ye odaklanıyor ve Osmanlı devletinin savaşla dolu uzun geçmişini özetliyor. Savaşın kârsız bir işe dönüşmesinden gerileme dönemine girilmesine ve Osmanlı’yı ayakta tutma çabalarına kadar bir dizi mücadele bu bölümde tartışılıyor.

İkinci bölüm, savaş dönemine odaklanıyor. Bu bölümde devrin siyasi tarihiyle iç içe geçen savaş yıllarında Osmanlı’nın savaşa nasıl girdiği, kaynakları ve donanımı, savaş sırasında izlenilen ekonomi politikası, dönemin toplumsal şartları, temel ihtiyaç malları ve temin sorunu, Türk lirası ve değeri, fiyatlar genel düzeyi ve enflasyon meselesi, bankacılık ve finans alanında yaşanan gelişmeler gibi iktisat tarihi yazınında az sayıda kaynakta bulunabilecek konuları ele alıyor. Öte yandan bu bölümde yazar, savaş ve din, Türk milliyetçiliği, milliyetçilik meseleleri, Ermeniler ve savaş, Kadınların özgürleştirilmesi, savaş ahlakı gibi konuları kendi perspektifinden değerlendiriyor.

Kitabın üçüncü bölümüne ise savaş sonrası etkiler değerlendiriliyor. Ölüm döşeğindeki “hasta adam”ın ölüm kalım mücadelesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara hükümetini kurması, milliyetçilik hareketi ve toplumsal etkileri ile milli mücadelenin ekonomik etkileri ana hatlarıyla bu bölümde inceleniyor.

Her ne kadar gazeteci yönüyle tanınsa da savaşın başlangıç yıllarında önce Darulfünun’da ve savaşın sonrasında da Mülkiye Mektebi’nde hocalık yapan Yalman, savaş muhabiri olarak savaşı ilk elden izleme ve editör olarak da savaşın ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi şartları yakından gözlemlemiş ve ayrıca elde ettiği bazı istatistiki bilgiler yoluyla bir akademisyen titizliğiyle savaşın yarattığı olumsuz etkilerin derinlemesine bir incelemesini yapmaya çalışmıştır. Mütareke sırasında İngilizler tarafından bir süre Malta’ya da sürülen yazar, savaşın perde arkasında nelerin olup bittiğini sürgündeyken de anlamaya çalışıyor.


İKTİSAT TARİHİ YAZININA KATKI

Yalman, “Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye” kitabında Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ilişkin değerlendirmelerini kendine has üslubuyla ve akıcı bir şekilde anlatıyor. Özellikle, Osmanlılar’ın yükseliş dönemi, gerileme dönemi ve savaş yıllarını anlatırken sübjektif değerlendirmelerine rastlamak mümkün. Bu da Amerika’da eğitim almasıyla ilişkilendirilebilir. Öte yandan, basın tarihi açısından Yalman’ın çizgisine bakıldığında her ne kadar her dönemin muhalifi olarak öne çıkmış olsa da sık sık ve çelişkili bir şekilde konjonktüre göre söylemini şekillendirmesi tarihyazımına da yansıyor. Ancak, uzun yıllara dayanan savaş yorgunluğundaki bir devletin ve toplumun tarihinin kısıtlı verilerle de olsa neden-sonuç ilişkileri çerçevesinde yazılmış olması önem taşıyor. Diğer taraftan sosyal yapıya yansımaları göz önünde bulundurulduğunda ve cumhuriyetin erken döneminde neşredilmiş olmasını da cesaret göstergesi olarak görmek mümkün. Savaş endüstrisinin ilk yansımalarının görüldüğü ve savaşın kitleselleştiği bir sürecin şahitliğini de içeren bu eserin Türk iktisat tarihi çalışmaları içerisinde önemli bir referans eser olduğunu vurgulamak gerekiyor.



Derin Bakış