Türkiye'de felsefe yapmanın imkanı var mı?

Türkiye’yle birlikte dünyayı sırtına alacak ve taşıyabilecek mütefekkir ve araştırmacılara ihtiyacımız var. Ömer Yalçınova yazdı..



Ömer Yalçınova

Dünya Bizim

Türkiye’de neden felsefe yok? Ya da neden felsefe yapılamıyor? Gerçekten yok mu? Yoksa onu görecek, tespit edecek, değerlendirecek şahıslardan mı mahrumuz? Sorular çoğaltılıp durulur ve bundan büyük bir fayda umulur. Bir asrı devirmeye varan bir ülkeden, yani Türkiye’den söz ediyoruz. O kadar felsefî metnin çevirisinden, üniversitelerde felsefe kürsülerinin kurulmasından, sayısız felsefe profesörünün eser vermesinden sonra halen bu soruların sorulması, manidar, bir o kadar da kısır bir döngünün işareti.



Kaldı ki Türkiye tarihinden söz ettiğimiz zaman büyük cengaverliklerle dolu bir anlatı çıkar karşımıza. Anlatının yalnızca Osmanlı İmparatorluğu tarafını kastetmiyorum. Türkiye’nin de Osmanlı kadar cengaverlik ve çılgınlıkla dolu, akla mantığa sığmayacak, yalnızca efsanelerle anlatılabilecek, kısa da olsa bir Cumhuriyet tarihi var. Kısa bir Türkiye tarihi okuduğumuz zaman ona şaşırmamak, hayran olmamak elde değil. Ne badirelerden, oyunlardan, mertliklerden geçilmiş. Nelere karşı durulmuş ve ayakta kalma mücadelesi verilmiş. Bazen sohbet arasında, başka bir ülkeyle bu kadar uğraşılsaydı, onun ana kaynakları bu kadar har vurulup harman savrulsaydı, o ülke Türkiye gibi buna direnebilir miydi diye sormaktan kendimizi alamıyoruz. Ve çok şükür diyoruz, çok şükür Türkiye’miz halen ayakta ve mücadeleye devam ediyor.

İsmet Özel belli bir bilinç düzeyine getirip terk ediyor okuyucusunu

Bu mücadeleden bir felsefe, kültür ve düşünce yolunun çıkacağını umuyoruz. Bunun için de Türkiye’yle birlikte dünyayı sırtına alacak ve taşıyabilecek mütefekkir ve araştırmacılara ihtiyacımız var. Böyle mütefekkir veya araştırmacılar yok dersek, haksızlık etmiş ve yukarıda belirttiğimiz kısır döngüye girmiş oluruz. Şöyle söyleyeyim: Örneğin bir İsmet Özel’in neler söylediği, hangi düşünce duraklarından geçtiği, neleri eleştirip, bunlardan ne çeşit dersler çıkardığı ve kendince bunlara karşı nasıl öneriler sunduğu bütün açıklığıyla anlaşılmış değil. Bunun için de çalışkanlık, sabır ve kafa gerekli. Çünkü İsmet Özel’in düşünce ürettiği kişisel tecrübesi, Türkiye’nin tarihiyle ayrı düşünülemez. Neden ayrı düşünülemez? Çünkü Taşları Yemek Yasak’ta kendisi söylüyor, ortak tecrübelerden anlaşma doğar. Bilgi akışı meydana gelir, muhabbet kazanılır. Ve birlikte hareket etme, ortak bir irade gösterme mümkün olabilir. O zaman dönüp bir bakalım ve şu soruyu soralım: İsmet Özel’in denemeleri neden bu kadar etkileyici?

Neden bu kadar etkileyici? Çünkü ortak bir tecrübenin ürünüdür onlar. Türkiye’de yaşayan herkesin bir ucundan dahil olduğu bir tecrübenin dile getirilmesidir. O düşünce ve şiirlerden kendimizi bir türlü alamayışımız bundan. Kendimizi o düşüncelerde buluyoruz. Veya İsmet Özel okurken “Evet, sahi, bak bunu düşünememiştim. Demek ki bu yüzden hata etmişim veya acımın kaynağı buymuş…” diyebiliyoruz. İsmet Özel belli bir bilinç düzeyine getirip terk ediyor okuyucusunu. Yani onda kendi hikayemizi okuyoruz. Ve çoğu kez kaçtığımız, unuttuğumuz, görmezden gelmek istediğimiz, görür ve anlarsak bir sürü sorumluluk yükleneceğimizi bildiğimiz için uzak durmaya çalıştığımız çoğu hususları, İsmet Özel gözümüze gözümüze sokuyor. Biraz da bu doğrudanlık ve dürüstlük rahatsız edici, yani tesir altına alıcıdır.

İsmet Özel, duymak istemediklerimizi tekrar tekrar dile getirir. Ya ona kulak verecek ve teklif ettiği düşünce yolunda ilerleyeceğiz ya da onu duymayacağız, onun işaret ettiği hayati önemdeki konu, olay ve düşünceleri hesaba katmayacağız. İlkine her babayiğit varım diyemez. Dese de altından kalkamaz. Ama komiktir, kalktım sanır ve başımıza bir “İsmet Özel uzmanı” daha kesilir. İkinci seçenek, İsmet Özel’in karşı durduğu bir şeydir zaten. Adına konformizm veya oportünizm denir. Çoğunluk bunun peşinde. Bir de üçüncü bir seçenek var. Bunu sanırım yalnızca felsefeci ve düşünce tarihçileri yapabilir. O da İsmet Özel’e her zaman eleştirel bir mesafeden bakmak. Diğer ifadeyle, İsmet Özel’in kitaplarıyla entelektüel bir sorumluluk veya zevk için uğraşmak. Seçenekler çoğaltılabilir. İkinci ve üçüncü seçenekten sonra ise ilk paragraflardaki sorulara yeniden dönmek gerekir. Türkiye’de neden felsefe yok ya da Türkiye’de felsefe yapmanın imkanı var mı?

Felsefeyle sahici bir uğraş içerisinde olmak

Türkiye’de felsefe meselesini İsmet Özel’in düşüncelerine getirip dayadığım anlaşılmasın. Mesele zaten bu kadar indirgemeci yaklaşımlar nedeniyle bugüne kadar kısır döngüye veya kör düğüme dönüşmüş. İsmet Özel yalnızca bir örnek. Aynı şeyleri Nurettin Topçu üzerinden de söyleyebiliriz. Hatta Hilmi Ziya Ülken, Sabri Ülgener, Baykan Sezer veya bunlar arasındaki bağlantı, farklılık ve benzerlikler üzerinden. Ve yaptığımız çalışmayı isteyen herkes, “Bunlar düşünce tarihi yazmaktır, düşünce üretmek değil” diyerek küçümsesin. Hiç önemli değil.

Felsefeyle sahici bir uğraş içerisinde olmak konusunda örnek gösterilebilecek diğer bir isim Recep Alpyağıl’dır. Kendisi akademisyendir ve çok sıkı çalışmalara imza atmıştır. Onun Türkiye’de Otantik Felsefe Yapabilmenin İmkanı ve Din Felsefesi’nde konuyla ilgili belirttiği üzere bütün filozoflar birer düşünce tarihçileridir. Buna bizim vereceğimiz örnek, Hilmi Ziya Ülken’in kitaplarıdır. Ülken, bir sürü mütefekkir veya düşünce hareketinden söz ederken araya kendi yorum ve düşüncelerini serpiştirmiş. Zaten düşünce tarihine dair çizdiği tablo; belli bir düşüncenin, hayata bakışın veya felsefenin ürünüdür ve ondan başka hiç kimsenin çizemeyeceği kadar orijinaldir. Bu tür orijinalliklerden çıkacak, ne çıkacaksa. Yeter ki bizde o tabloyu görecek, ona yeni bir şeyler ekleyebilecek veya onu bozup yeniden kuracak azim, çalışkanlık ve sabır olsun.

Site Yaptırmak mı İstiyorsunuz

Kurumsal ve e- ticaret siteleri için doğru yerdesiniz

Kurumsal Site: 890 TL

E- Ticaret Sitesi: 1490

Bilgisayar Ekranları

Mesai Saatlerimiz

Hafta İçi 09-17 Arası

Yerimiz

Akyol mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 111/B Şahinbey - Gaziantep

bilgi@mirkitap.com

5539207655

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter