Stefan Plaggenborg



"Mussolini kitlelere gitti, onlara meftundu. Stalin kitlelerin kendisine getirilmesini sağladı, fakat onlarla arasına mesafe koydu. Atatürk kitleleri aramadı, onlara ihtiyacı yoktu." Kemalizmin faşist İtalya'dan ve Bolşevik Rusya'dan ilham aldığı, genel olarak bu rejimler arasında benzerlikler olduğu fikri hep ilgi çekmiştir. Üç dönem tarihini de özgün dillerde birincil kaynaklardan inceleyen tarihçi Stefan Plaggenborg, yüzeydeki benzerliklerin derinine iniyor. Zengin bir bilgi donanımına dayanarak, benzerliklerin yanında, önemli farkları da gösteriyor. Türkiye'de Kemalizm, İtalya'da faşizm ve Rusya'da Stalinist sosyalizm iktidara nasıl geldiler, oraya nasıl yerleştiler? Nasıl bir devlet ve toplum tasarımına sahiptiler? Uyguladıkları baskı rejimlerini otoriterlik-totaliterlik yelpazesinde nereye oturtabiliriz; üç baskı rejiminin şiddet dereceleri arasındaki farklar bize ne gösterir? Üç lider kültünü ve Stalin, Mussolini, Atatürk'ün başlarına kondurulan hâleleri mukayese ettiğimizde neler görürüz? Üç rejim, dinle olan meselelerini nasıl halletmiş, hangi din politikalarını izlemiştir? Son olarak, diktatörlükten çıkış tecrübelerini nasıl geçirmişler, nereye varmış, nasıl bir miras bırakmışlardır? Olağanüstü titiz, yerleşik kabullere mesafeli, duygusallıktan uzak ama aynı zamanda tutkulu bir merakla ve edebî zevkle yazılmış bir kitap. Karşılaştırmalı tarihçiliğin imkânlarını ve öğreticiliğini mükemmel bir şekilde gösteriyor. Odaklandığı konunun yanı sıra tümüyle 20. Yüzyıl tarihine ışık tutuyor.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu. Babam "İnatsın inat... İnatçı adamın saçı yatma

Saatleri Ayarlama Enstitüsü İmparatorluktan cumhuriyete geçiş döneminde Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük şair ve yazarlardan olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı eseri, moder

Merhamet zulmün merhemi olamaz! İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya son