top of page

Soren Kierkegaard ve Allah İnancı "Öznel" Doğru mu?

2x2=4 bilgisi bedihi yani akli bir bilgidir. Akli bilgiler yanlışlanamaz kesin doğrulardır. Yine aklın hükmü şudur ki yeryüzünde gördüğümüz ve görmediğimiz tüm varlıkların bir sebebi mevcuttur.



Akıl En Büyük Peygamberdir
Soren Kierkegaard ve Allah İnancı "Öznel" Doğru mu?

Aydınlanma Felsefesinin “hoşgörü” simgelerinden sayılan Filozof Soren Kierkegaard, doğru kavramını ikiye ayırır: Nesnel Doğrular ve Öznel Doğrular. Nesnel doğrular için 2x2=4 eder veya ölüm var gibi önermeleri gündeme getirir. Öznel doğrular için ise kişinin kendisinin kabul ettiği doğrulardır açıklamasını yapar ve örnek olarak Allah inancını gösterir.


Oysa 2x2=4 önermesinin bile doğru olması için Allah’a inanmak şarttır. Zira 2x2=4 sonucunu bulmamıza yarayan sayılar, “verilen bir küme” ve küme içinde “nesneler” varsa anlamlıdır. Sayıların kendinden menkul olarak var olması imkânsız olduğuna göre sayıları var eden varlığın olması zaruridir. Ayrıca bilginin ezeli olduğunu kabul etsek bile (ki bilginin ezeli yönü vardır) bu bilginin sahibinin de olması şarttır. Meselenin en önemli yanlarından birisi de şudur. 2x2=4 bilgisi bedihi yani akli bir bilgidir. Akli bilgiler yanlışlanamaz kesin doğrulardır. Yine aklın hükmü şudur ki yeryüzünde gördüğümüz ve görmediğimiz tüm varlıkların bir sebebi mevcuttur. Sebepler geriye doğru sonsuza kadar gidemeyeceklerinden ister istemez zorunlu ve hiçbir sebebe ihtiyaç duymayan ve varlıkları yoktan var eden bir varlık vardır demek zorundayız. Bu sebeple zorunlu varlığı kabul etmeyenler akıl ile de bağlarını kesmişlerdir.

Sonuç olarak Allah’a inanmayanların hayatında ne nesnel ne de öznel doğru olabilir. Sadece doğru olarak zannettikleri bilgi kırıntıları veya yobazca inançları olur. Dikkat edin biraz derin düşününce "aydınlanma felsefesi" yazarları, aklı bir kenara attıklarından "akıllarınca" bir dünya düzeni kuramayacaklarının farkında olduklarından "hoşgörü" isimli duygusal değerlere sığınmışlardır. Oysa aklın hükümleri net ve kesin olduğundan doğru yanlış ölçüsünde de kesinlik arz eder. Bu sebeple bir inanç ya doğrudur veya yanlış. Filozofumuzda yanlışın tarafındadır ve laf oyunları ve duygusal sözlerle bizleri kandırmaya çalışmaktadır.


Comments


bottom of page