Salman Sayyid


Hilafeti Hatırlamak


Hilafeti Hatırlamak, İslam’ı, mevcut şartlar altında siyasal bir öznellik olarak ifade edebilmenin imkânlarını arayan bir kitap. Halifeliğin ilgasının İslam dünyası için oldukça kritik bir eşik olduğunu söyleyen Sayyid’e göre, bu olayla birlikte, İslam dünyasında ideal yönetim biçiminin ne olacağı ve dahası İslam’ın siyaset ile olan ilişkisi yeniden sorgulanmaya başlandı. Halifeliğin kaldırılması, Müslümanların içerisinde bulunduğumuz dünyada var oluşlarını da oldukça zorlaştırdı. Çünkü bu, Müslüman kimliğinin kendini ve tarihsel geçmişini ifade ettiği yegâne aracın da ortadan kalkması anlamına geliyordu. Bunun sonucunda, İslam dünyasındaki tartışmaların temel odağı, Müslümanların toplumsal hayata dair bakışlarını nasıl olup da yeniden kurumsallaştırabilecekleri sorusuna odaklanmaya başladı. Salman Sayyid, İslamcılığı tam da bu bağlamda anlamlandırmakta; ona göre halifeliğin ardından ortaya çıkan, İslam dünyasının neredeyse tamamına yayılan ve İslam’ın kamusal alanda bir karşılığı olmaması gerektiğini savunan “Kemalist” yönetimlere karşı İslamcılık, modernliğin alternatif versiyonları olabileceği iddiasıyla ortaya çıktı.

Sayyid; İslamcılığı, Müslümanların kimliklerini ona referansla oluşturduğu İslam’ın “modern dünyada yapıcı bir biçimde var olması gerektiğini iddia eden bir siyasal projeler bütünü” olarak tanımlıyor. Bu ise, halifenin yokluğunda meşru bir İslami otoriteyi aramak anlamına geliyor. Sayyid’in geri çağırmak istediği halife ise, aslında bir kişi olmaktan ziyade, Müslümanların dünyadaki siyasi duruşunu ve ahlaki pozisyonunu ifade eden bir “süper güç”; Müslümanların tarihsel devamlılıklarını yeniden idrak edebilmelerini ve geleceğe bakabilmelerini sağlayan bir metaforu yani…


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Pezzettino, herkesin kocaman olduğu ve cesaret isteyen, harika işler yaptığı bir dünyada yaşar. Küçüktür, bir "parçacık"tır yalnızca. "Herhalde bir başkasının parçasıyım, bir başkasına ait olmalıyım"

“Fi-Çi-Pi üçlemesiyle yeri yerinden oynattı adeta. Öyle bir yazıyor ki gerçek de onun yazdıklarında, kurgu da, geçmiş de onda, gelecek de. Toplumsal meselelere farklı bakış açısı, duruşu, tavrı kısaca

Önsözünü Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı kitap Selahattin Demirtaş’ın Son Sözüyle okur karşısında. “Bin türlü gölge ve riyayla örtülmeye çalışılan günlerin çetelesini tutup unutturmayanlar var. İşte bu