Sömürü Bilimi: Ekonomi

Duyusal bir bilim olması gereken ekonomi, kurgusal bir forma sokulduğu anda artık sömürü akademi kitaplarında meşru hale getirilir. Meselenin can alıcı noktası şudur: Kaynaklar sınırlı insan ihtiyaçları sınırsız ise muhakkak ekonomiyi kontrol edecek bir güç veya kavramsal model kabul etmek zorundasınız. Bu zorunluluk insanların kendi elleriyle kendilerini soymasının da önünü açan en büyük açmazdır.




Klasik ekonomi kitapları; "ekonomi, kıt kaynakların sınırsız insan ihtiyaçlarına taksimi" şeklinde bir tarif ile başlar. Kısaca kaynaklarla insan ihtiyaçları arasında tezat üzerine kurulmuştur ekonomi bilimi. Bu durumda ya kaynaklar veya insan ihtiyaçları "sorun" olarak kabul edilmiş ve "yeni bir doğa" veya "yeni bir insan" var etme iştiyakı uyanmıştır.




Halbuki göz ucu ile bile kainata baktığınızda kaynakların sınırlı olmadığını sözgelimi Güneş'in her gün doğduğunu, toprağa attığınız tohumların yeşerdiğini, yeraltı kaynaklarının sürekli yenilendiğini, hayvanların sürekli doğurduğunu görürsünüz. Buna mukabil insan ihtiyaçları da sınırsız değil. Öyleyse gerçek ekonomiyi sınırsız kaynakların insan doğasının hizmetine girmesi olarak tarif edebiliriz.


İnsandaki kazanma hırsı ve çalışma azmi sınırsız ve yaygın zenginliğin ortaya çıkmasına vesile olur. Ama niçin yaygın zenginlik yerine yaygın fakirlik konuşur olduk?


Bunun en temel sebebi ekonomi bilimini duyusal bir bilim oılduğu gerçeğinin bilinçli olarak inkarı ve kurgusal bir forma sokulması olarak ifade etmek mümkün. Özellikle ideolojiler eliyle… Liberalizm, Komünizm, Kapitalizm gibi ekonomi teorileri temelde insanların sınırsız kaynaklara erişimini sınırlandırmak ve servetlerin belirli bir elde toplanmasını amaçlar.



Duyusal bir bilim olması gereken ekonomi, kurgusal bir forma sokulduğu anda artık sömürü akademi kitaplarında meşru hale getirilir. Meselenin can alıcı noktası şudur: Kaynaklar sınırlı insan ihtiyaçları sınırsız ise muhakkak ekonomiyi kontrol edecek bir güç veya kavramsal model kabul etmek zorundasınız. Bu zorunluluk insanların kendi elleriyle kendilerini soymasının da önünü açan en büyük açmazdır.