top of page

Ramazan Kurtoğlu

Güncelleme tarihi: 30 Tem 2022


Biyo-Politik Savaşlar

ABD başkanı seçilen Trump, ilk iş olarak Paris İklim Anlaşması’nı neden iptal etti?

Su ve gıda savaşları sebebiyle aç susuz kalacak olan milyarlarca insanın küresel göçünün sonuçları ne olacak?

Yeryüzündeki su ve gıda zincirinin sadece on uluslarüstü şirket tarafından kontrol edilmesine kim dur diyecek?

Küresel elitler neden yeryüzünde ulus devletler üstü iklim yönetim şekli bir zarurettir diyorlar?

“Dünya nüfusunu 300 milyona indirelim” kıyamet söylemi kim tarafından dile getiriliyor?

ABD Başkanı Trump’ın küresel iklim değişikliğine karşı “alternatif bilim” diye ortaya attığı doktrin nedir?

Türk tarımını ABD’nin GDO’lu tarım ürünlerinin, İsrail menşeli tohumlarının istilası altına kim sokmuştur?

Küresel iklim değişikliğinin IMF-BM destekli Küresel İklim Yönetimi’ne yönelik manipülasyonlarına bir tek tanımlama yapılabilir: ekolojik emperyalizm ya da biyo-politik kaos.

Adına kısaca biyo-politik savaşlar diyebileceğimiz iklim bağlantılı su, GDO’lu yiyecekler ve bunların sebep olduğu kitlesel hastalıklar gerek insanlık için gerek milli seviyede sağlık istihbaratını, en önemli genetik ve biyo-politik savaşların unsuru haline getirecek.

Yirmi birinci yüzyılın en temel ticari malları maalesef insanların en hayati-insani ihtiyaçları olacak:

Su

Gıda

Sağlık/İnsan Ticareti


Nörofinans

“Küresel para savaşları”, 2008 Wall Street merkezli küresel mali krizin küresel ekonomiyi getirdiği noktayı en iyi anlatan tanım. Amerikan ordusu Mart 2009’dan itibaren 60 ekonomi ve finans uzmanının rehberliğinde küresel finans savaşı tatbikatı yapıyor. Gelecek yirmi yılda önce kur savaşları, ticaret savaşları ve topyekûn küresel bir finans savaşıyla birlikte konvansiyonel silahların kullanıldığı bir savaş ihtimali hayli yüksek.

Vahiy dinleri, mitolojik dinler ve seküler dinlerin inananları ütopik “yeni dünya düzeni” projesi için para oyunlarıyla dönüştürülmeye çalışılıyor. Bilime dayandıkları iddiasındaki komünizm ve Nazizm ile başarılamayan, dünyanın tek bir yönetim biçimi ve ekonomik düzende –evrensel demokrasi ya da küresel serbest piyasa– birleşeceğini öne süren –soldan sağa evrilen– yeni muhafazakâr teorilerle varlığını sürdürüyor. John Gray’in dediği gibi:

“İnsanlığın yeni bir çağın eşiğinde olduğu yolundaki bu inanç, her ne kadar sosyal bilimler kisvesi altında sunulduysa da, basbayağı çok eski çağlara dayanan apokaliptik inançların en son biçimidir.”

Açıkçası “finansal Armagedon” ile post-apokaliptik bir cennet vaat ediliyor.


Tapınak Şövalyeleri Ve Nöro-Mesih

İslam dünyası 8. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar tam manasıyla bir altın çağ yaşamıştır. İlim ve bilimde şartsız dünyaya hâkimdir. 13. yüzyıldan bu tarafaysa hem ilim hem de bilim alanında yetimdir. Bunun bir numaralı sebebi ezoterizm bataklığına sürüklenmiş bir kısım tarikat ve cemaatlerdir. Aklı vestiyere asan biatçılıktır. Bunların pek çoğu Yeni Dünya Düzeni ütopyasının kurucu babalarının arzu ettiği Tek Dünya Dini yani Panteist-Kabalist, Varlıkta Birlikçi, senkretik, Hz. Peygamber’siz bir İslam’a hizmet etmektedirler. Bazıları bunun farkında bile olmayabilir.


İslam dünyası dahil, küresel anlamda gerek semavi, gerek felsefi dinler parayla gnostikleştirilmiştir. Din ve para siyasetin temel enstrümanlarıdır. Din-para-siyaset üçgeninde ilim, bilim, teknoloji Tapınak Şövalyeleri Tarikatı’nın kutuplarının kontrolündedir. Her din ve inançtan insanlık sesli ve sessiz silahlarla mankurtlaştırılmaktadır.