Muhammed B. Musa Al-i Nasr 




Esbâb-ı nüzûlü yani Kur'ân'dakiâyet ve sûrelerin iniş sebeplerini bilmenin, Kur'ân'ı anlamada büyük faydaları vardır. Bu açıdan tefsirde nüzûl sebeplerini bilmek, âyetlerin açıklanması yönünden son derece önemli ve gerekli kabul edilmiştir. Gerek İslâm tarihindeki belirli olayların bilinmesi, gerekse de âyetlerden kastedilen manaların net olarak anlaşılması bakımından esbâb-ı nüzûlü bilmek zorunludur. Bu yüzden başlangıçta tefsir ilmi büyük ölçüde nüzûl sebeplerini bilmekten ibaretti. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında bulundukları için sahâbîler hükümlerle sebepler arasındaki münasebetleri tespit edebilmişler ve bu âyetleri rahatlıkla tefsir edebilmişlerdir. Dolayısıyla nüzûl sebebi bilinmedikçe bazı âyetlerin gerçek manasını bilmek mümkün olamaz. Buna karşılık nüzûl sebepleri bilinince de bazı âyetlerin bilinmesi kolaylaşır. Esbâb-ı nüzûlünKur'ân'ı anlamadaki büyük öneminden dolayı ilk dönemlerden bugüne kadar bu konuda pek çok çalışma yapılmıştır. Tercümesini sunmakta olduğumuz eser de bunlardan biridir. Ancak bu eserin bu konudaki diğer çalışmalardan ayrıldığı iki temel özelliği mevcuttur. Birincisi bu çalışmada İslâmî kaynaklardaki tüm esbâb-ı nüzûl rivayetleri bir araya getirilmiştir. İkincisi ise tüm rivayetler hadis ilmi açısından değerlendirilip sıhhat durumları hakkında bilgi verilmiştir. Böylece esbâb-ı nüzûle dair nakledilen rivayetlerin güvenilir olup olmadıklarını görmek mümkün hâle gelmiştir. Bu eser, bu iki temel özelliği ile bu konudaki diğer çalışmalara ihtiyaç bırakmayacak ve esbâb-ı nüzûlle ilgilenen herkesin ilk başvuru kaynağı olacak bir niteliğe sahiptir.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

“Fi-Çi-Pi üçlemesiyle yeri yerinden oynattı adeta. Öyle bir yazıyor ki gerçek de onun yazdıklarında, kurgu da, geçmiş de onda, gelecek de. Toplumsal meselelere farklı bakış açısı, duruşu, tavrı kısaca

Önsözünü Sırrı Süreyya Önder’in yazdığı kitap Selahattin Demirtaş’ın Son Sözüyle okur karşısında. “Bin türlü gölge ve riyayla örtülmeye çalışılan günlerin çetelesini tutup unutturmayanlar var. İşte bu

Hapishanedeki beşinci kışımız bu. … Beş yıl boyunca ne yaptık sorusuna tek kelimeyle cevap vermem istenseydi, buna “yaşadık” derdim. Dışarda olmamız halinde nasıl yaşayacaksak, burada da öyle yaşadık.