Mehmet Emin Dinç



Ordumuz, gerek Kut karşısında ve gerekse Kut’u kurtarmaya gelen ordular karşısında 350 subay ve 10.000 neferini şehid vermiştir. Buna karşılık Kut’ta, 5 General, 481 subay ve 13.300 er teslim alıyorum. Bu teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetleri de 30.000 zâyiat vererek geri dönmüşlerdir. Şu hale bakınca, dünyayı hayretlere düşürecek iki büyük fark görülür. Tarih, bu olayı yazmak için kelime bulmakta zorluk çekecektir."

VI. Ordu Komutanı

Tuğgeneral Halil


Halil Kut Paşa'nın siyasî ve askerî hayatı 1905 yılında, "ateş hattının ortasında" başlamıştır. Bir yandan Türk topraklarının akıbeti masaya yatırılmışken diğer yandan birçok yakın coğrafyanın da haritaları değişmektedir. Halil Paşa son derece yoğun geçen ömründe, 1922 yılına dek asker, komutan, komitacı, yarı resmî diplomat, teşkilatçı, ihtilâlci gibi unvanlarla çalışmış, vatansever karakterinden kesinlikle taviz vermemiştir.



Halil Paşa; İngiliz tarihinde bir "skandal" olarak kabul edilen, Türk tarihinin ise en unutulmaz sayfalarını dolduran ve fakat bir türlü gereken önemi görememiş Britanya İmparatorluğu’nun yaşadığı en büyük hezimet olan Kûtü'l Amâre Zaferi'nin esas kahramanıdır. Gerek siyasî gerekse askerî icraatlarıyla yakın Türk tarihinin mümtaz bir şahsiyetidir. Türk bayrağının daima dalgalanması için "fedaî" ve "atılgan" mizacını asla saklamamış, vatanı için ömrünün sonuna dek canını dişine takmıştır.

Dr. Mehmet Emin Dinç'in kaleme aldığı Halil Kut Paşa biyografisi, Halil Paşa ve Kûtü’l Amâre Zaferi konusundaki ilk çalışmalardan olma özelliğine sahiptir. Kitabın sayfaları Halil Paşa'nın Trablusgarp ve Balkan Savaşlarındaki faaliyetleriyle başlar, I. Dünya Savaşı’nın maceralı yıllarıyla devam eder, Halil Paşa'nın mütareke ve Millî Mücadele dönemlerindeki faaliyetleriyle son bulur.

Halil Paşa'nın cepheden cepheye geçen fırtınalı hayatının izlerini süren kitap, yakın tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden birinin bilinmeyen öyküsünü anlatıyor...

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Başkalarının Tanrısı “Ne doğumumuz ne ölümümüz ne de doğumla ölüm arasında can çekişerek sürdürdüğümüz hayatlar bize ait. Başkalarının isteklerinden doğuyor, başkalarının istediği gibi yaşıyor ve başk

Yazarlarevi Cinayeti Babam bizi bırakıp gittikten sonra Ada’yı da evi de orada geçirdiğim mutlu çocukluk anılarını da silmiştim aklımdan. Öyle sanıyordum. Demek ki silememişim, sadece bastırmışım, bil

101 Deyim 101 Öykü 101 Deyim Öyküsünü Buldu! Deyimler nasıl ortaya çıkmıştı, merak ettiniz mi hiç? Biliyoruz ki her deyim, mutlaka bir olay sırasında, olayın kahramanlarından biri tarafından kullanıld