Kur’an’ı okumanın hikmetine dair

Kur’an’ı Okumak ve Anlamak adlı kitap Kur’an’ı doğru kavrama üzerine önemli bir çalışma. Sufi Kitap arasında yayımlanan eser Kur’an okumanın neden önemli olduğu sorusuna da hadisler ışığında cevap veriyor.


Fuda Özsoy E.

Yeni Şafak

 

Hüccetülislam İmam Gazzali olarak da bildiğimiz, 1058-1111 yılları arasında İran’ın Horasan bölgesinde yaşamış olan Ebu Hamid Gazzali ( iplikçi, yün eğirici anlamına gelen “gazzal” lakabı, babasının mesleğinden gelmektedir) döneminin neredeyse bütün ilimlerine vakıf, sadece çağının değil bugün de ilmi ile karanlıkları aydınlatmaya devam eden çağlar üstü, büyük bir alimdir. Son yıllarda Amerika ve Avrupa’da hakkında en çok tez hazırlanan ve kitap yazılan bu büyük âlim için Batı’nın İslamlaşma yolculuğunda en çok katkısı olan âlimlerden biridir demek, sanırım yanlış olmaz.



Asıl büyük eserlerini tasavvuf ile hemhal olduktan sonra vermeye başlayan, böylece maddi ilimlere olduğu kadar kâmil bir mürşit olarak manevi ilimlere de vakıf olan bu çağlar üstü âlimin Kur’an üzerine yazdığı, asıl adı “Kitâbu Âdâbı Tilâveti’l- Kur’ân”olan ve Cemal Aydın tarafından dilimize Kur’an’ı Okumak ve Anlamak adıyla çevrilen eseri, bir kılavuz kitap niteliği de taşıyor.

Sufi Kitap’tan çıkan bu esere biraz daha yakından bakalım. “Kur’an’ın Yüceliği ve Okuyanların Değeri” başlığını taşıyan ilk bölümde Kur’an okumanın insan tabiatına etkisi ve okuyanın çevresine katkısı üzerinde durulmuş. Bunu hadisler ve kitabın yazıldığı dönemin âlimlerinin sözleriyle destekleyerek dile getiriyor Gazzali. Diğer iki bölümde ise Kur’an okumanın kuralları üzerinde durulmuş. Kur’an okurken nasıl durulması gerektiğinden Kur’an okuma hızına, Kur’an’ı bölümlere ayırarak okumadan, Kur’an’ı sesle güzelleştirmeye kadar pek çok ayrıntı üzerinde durulmuş. Bu bölümün sonunda yer alan “Kısacası okuyan da dinleyen de aynı sevaba kavuşur, yeter ki işin işine gösteriş ve yapmacıklık girmesin” (s.53) sözleri ise geçmişte olduğu kadar bugünün okuruna da çok şey anlatıyor aslında. “Kur’an Okumanın İç Kuralları” adlı bölümde altı çizilecek en önemli söz, Kur’an’ın düşünerek okunması üzerine söylenenler olmalı: “Düşüne düşüne okuyuş, kalp huzuru ile okuyuşun üstünde bir okuyuştur” (s.63)

Zira Gazzali’ye göre Kur’an okumanın amacı, tefekkür etmek, derin düşünmek, böylece hakikate ermektir. “Şayet hak, hakkıyla kavransa, O’ndan başkası görülmez.”(s.69)

KALPLE YOL ALABİLİRSİN

Ancak Gazali, Kur’an ayetlerinin manasını tamamen kavramanın imkansızlığının da altını çiziyor bir taraftan. Yine de kalp aynası temiz olanların, kibir, hırs ve her türlü şehvetin etkisi ile kalp aynası kirlenenlere kıyasla Kur’an’ın derin manaları üzerine hayli yol alabileceği ümidini de diri tutuyor: “Kur’an’ı hakkıyla okumak demek, dil, akıl ve kalbin birlikte okuması demektir… Demek ki dil okur, akıl anlar ve kalp de öğüt alıp uygular”(91)

Gazali “Kur’an’ı Kendi Aklına Göre Anlayıp Yorumlamak” üzerine de duruyor. Bu bölümde Gazzali, yanlış anlaşılan bir hadisten yola çıkarak bir Kur’an ayetini tefsir için mutlaka bilinmesi gereken inceliklerin altını çiziyor. Gazzali, tefsir yapacak kişinin ayetlerin dış anlamlarını tam manasıyla bilmesi gerektiğini düşünüyor. Kur’an diline vakıf olamayan kişi, mananın derinliklerine ulaşamaz çünkü. Sonuç olarak Kur’an’ı Okumak ve Anlamak kitabı, İslamiyetin yol haritasını çizen kutsal kitabımızın doğru okunması ve anlaşılması üzerine yazılmış incelikli bir kitap olup, Kur’an’ın özüne nüfuz etmek için okunması gereken önemli eserlerden biridir.