Kim korkar canavardan!

Çocukluk büyülü bir çağdır. Bizim gerçekliğimizin çiğliği ve onların dünyasının uçsuz bucaksız zenginliği bazen çatışır (çoğu zaman mı demeliyiz yoksa?).


İpek Baysan

Akşam Gazetesi

 

Özellikle 6 yaş grubundaki çocukların hayal gücü, dış dünyayı kavradıkça zenginleştirdikleri zihinleri kimi zaman hızına yetişemeyeceğimiz bir hal alır. Bu dönemdeki çocuklarda, özellikle uyku vakti gelip yataklarına yattıklarında, bir canavar korkusu peyda olur ve canavarın yatağın altında, perdenin arkasında veya gardırobun içinde vs. gizlendiğini söylerler. Bu korkunun sebebi hem yetişkinlerden duyulan sözlerde (uslu durmazsan canavar seni yer/ yaramaz çocukları canavar kaçırır, karanlıkta öcüler seni yer vs.), televizyonda izlenen filmlerde, yanlış seçilen masallarda, hem de çocukların zihinsel olarak soyut algılamaya başlamasında yatıyor. Bu korkuyu büyük ölçüde çözeceğine inandığım, geçen yıl yayımlanmasına rağmen gözümden kaçan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Büyülü Fener tarafından yayımlanan ve Türkçeye Siren İdemen tarafından çevrilen, Bertrant Santini’nin Yark adlı kitabı. Laurent Gapalliard’ın resimlemeleriyle daha da keyiflenen bu kitabı, canavardan korkan tüm çocuklara ve büyüklere tavsiye ediyorum!



Canavar, hayalet (öcü), cin gibi korkularla boğuşan çocuğunuzu her zaman ciddiye almalısınız. Bunu ben söylemiyorum, çocuk psikologlarının bu konu hakkındaki görüşlerini araştırırsanız göreceksiniz. Böyle bir durum karşısında çocuklara kızmak, onlarla dalga geçmek yerine bu tarz şeylerin sadece masallarda olduğunu tatlı bir dille anlatmamızı, odasında canavar olduğunu iddia eden çocuğu ikna etmek için birlikte yatağın altına, perdenin arkasına (ya da nerede olduğunu iddia ediyorsa oraya) bakmamızı öneriyorlar. Bu korkuyu yaşadığım dönemi çok net hatırlıyorum; odadaki her şey karanlıkta korkunç hale gelirdi ve en ufak bir gölgeyi bile canavar sanıp endişelenirdim. Bunu yaşayan tüm çocuklar Yark’la tanışmalı hatta siz de bir an önce tanışın ve çocukluğunuzda korktuğunuz o canavarın artık ne kadar tatlı bir canlı haline geldiğini görün derim. 

Huzurla uyusunlar diye…

Kitap, eskiden çocukları yiyen ama Madeleine adlı küçük bir kız çocuğu sayesinde bambaşka bir kişiliğe bürünen Yark adlı bir canavarın hikâyesini anlatıyor. Eskiden uslu çocukları mideye indiren Yark, yaramaz çocuklardan hiç hoşlanmıyor ve onları yemeye tenezzül etmiyor, zaten yese bile midesine dokunuyorlar! Ama zamane çocukları arasında uslu çocuk bulmak çok zor! Yark, açlıktan ne yapacağını şaşırmış haldeyken aklına harika bir fikir geliyor; Noel Baba’nın  hediye listesindeki uslu çocukların adresini bulmaya ve onları afiyetle yemeye karar veriyor. Noel Baba’nın listesine ulaşıyor ancak ava giderken avlanıyor Yark. Birkaç macera atlattıktan ve yanlışlıkla yaramaz bir çocuk yiyip zehirlendikten sonra, çok uysal bir çocuk olan Madeleine’le tanışıyor. Ona karşı sonsuz bir acıma ve sevgi duyuyor içinde. Onu yememek için adeta kaçıyor yanından. Ama bir süre sonra, ormandaki vahşi çocukların eline düşüyor Yark. Orada neler yaşadığını anlatmayacağım fakat o maceradan sonra Madeleine sayesinde “sevgi” denen şeyin gerçekten ne olduğunu anlayan Yark bir daha kimseyi yememeye karar veriyor. Yani artık korkmamıza gerek yok; o meşhur canavar çocukları yemiyor, kaçırmıyor, onlara kötülük etmiyor, bunların hepsi geçmişte kaldı. Şimdi tam tersi, huzurla uyusunlar diye onlara tüm hikâyesini anlatıyor!  Santini, Yark’ın macerasını anlatırken hem masalsı hem de incecik esprilerle dolu bir dünya sunuyor önümüze; bu kitabı merakla dinlerken kıkır kıkır gülen çocukları şimdiden görür gibiyim. Bir canavarı anlatmasına rağmen kimi bölümlerde canavarla dalga geçen, onu normalleştiren ve artık korkulacak hiçbir şey kalmadığına işaret eden bir kitap Yark. Odada canavar aradıktan sonra bu kitabı okumak herkese iyi gelecek!a