Immanuel Tolstoyevski


Safsatalar Ansiklopedisi


Uzun yıllardır beklenen ve yayımlanır yayımlanmaz geniş bir okur kitlesinin beğenisini kazanan Safsatalar Ansiklopedisi'nin şimdi de sert kapaklı, şömizli özel bir baskısını değerli okurlarımızın beğenisine sunuyoruz. Her ne kadar “ağırbaşlı” bir tasarım yapalım diyerek yola çıktıysak da bir noktada sevgili Tolstoyevski'nin de dürtmesiyle yoldan çıkmadan edemedik!

"İnsan akılcı düşünen bir hayvan değildir, düşüncelerini akıl kılıfına uyduran bir hayvandır." – Robert Heinlein

Safsata bilgisi sizi neden daha mutsuz eder?

Hangi safsataların Latincesi ortamlarda size puan kazandırır?

Ad hominem nedir hepimiz öğrensek, Demokrasi Endeksi'nde 36 sıra atlayıp Papua Yeni Gine'ye yetişir miyiz? Almanya kıskançlığından çatlar mı?

Neden bizden bir "Devlet", bir "Retorik", bir "Organon" çıkmamış? Yunan bu işlere 2300 sene önce başladıysa niye bugün Mars'ta sirtaki yapmıyor, yerçekimsiz ortamda tabak çanak kırmıyorlar?

İnsanlık Mars kolonisinden bahsedecek kadar ilerlemişken insan niye binlerce yıldır yerinde sayıyor?

En son ne zaman bir tartışma sonucu temel bir inancınızı değiştirdiniz?

Zihninizin sürücü koltuğunda mısınız, yolcu koltuğunda mı?

Mantık, inanç, tartışma, evrimsel psikoloji, retorik, mitoloji, edebiyat, aşk, şehvet, intikam… Reytingler için gereken ne varsa hepsini içeren bu geniş coğrafyayı, birbiri üstüne inşa edilmiş tam 100 safsata incelemesiyle keşfedeceğiz.

Amacım "memleketi kurtarmak" veya içinizdeki o maymundan bir übermensch yaratmak değil. Ne de olsa, daha karşısındakiyle konuşmasını öğrenemeden internet ile her yana bağlanmış, daha kendisini tanıyamadan uzayı keşfetmeye başlamış trajik yaratıklarız. Bu kitabın asıl amacı, Delfi'deki Apollon Tapınağı'na 2500 sene önce kazınmış o meşhur öğüdü yerine getirmek:

"Taşa oturma!” “PS: Kendini de tanı biraz."


Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Başkalarının Tanrısı “Ne doğumumuz ne ölümümüz ne de doğumla ölüm arasında can çekişerek sürdürdüğümüz hayatlar bize ait. Başkalarının isteklerinden doğuyor, başkalarının istediği gibi yaşıyor ve başk

Yazarlarevi Cinayeti Babam bizi bırakıp gittikten sonra Ada’yı da evi de orada geçirdiğim mutlu çocukluk anılarını da silmiştim aklımdan. Öyle sanıyordum. Demek ki silememişim, sadece bastırmışım, bil

101 Deyim 101 Öykü 101 Deyim Öyküsünü Buldu! Deyimler nasıl ortaya çıkmıştı, merak ettiniz mi hiç? Biliyoruz ki her deyim, mutlaka bir olay sırasında, olayın kahramanlarından biri tarafından kullanıld