İnsan, annesi kadardır…

İnsan yuvadan uçunca hayat gailesine düşer, gününün derdi, gelecek derdi, statü, kariyer kaygıları, belki çocuklar, eş, iş…


Belgin Sunal

Akşam Gazetesi

İnsan yuvadan uçunca, onu hayata hazırlayanların bir zamanlar hayatında nasıl olmazsa olmaz olduğunu da unutabilir. Hele bebeklik, erken çocukluk dönemleri çok uzaklarda gibidir. Bazen bir kokuyla, bir sesle hatırlanır, özlem ya da kaygı, korku duyulur, sonra hayat gailesi hissettirir kendini, bu duygular insanın hayatından çekiliverir.



Ne kadar unutsak da, özellikle onu, annemizi ruhumuzun bütün hücrelerinde taşırız. İçimizdeki iyilik duygusu ondan aldığımız kadardır. Sevinmeyi, onun sevinmeyi bildiği kadar biliriz. Korkularımız, onun korkularımızı anladığı ve giderdiği kadardır. İçtenliğimiz, candan gelen her hareketimiz, onun içtenliği ölçüsündedir. Doğruluk, akli bir şey olmaktan çok içimizdeki bir duygudur, annemizin doğruluğu kadar doğruyuzdur. Yakın olmayı, dokunmayı, anlamayı, anlamak istemeyi, merak etmeyi, ilgi duymayı seven bir insan olup olmamamız tamamen annemizle ilgilidir. O bizi ne kadar sevdi, dokunduysa, merak etti, anlamaya çalıştıysa, biz de o kadar sevgi dolu ve ilgili oluruz hayata karşı, anlamaya ihtiyaç duyarız. Ve annemiz öfkeli, nobransa, hatta kuru ve uzaksa, bizim sevme ihtiyacımız da derinlerde kalır, ne kendimize ne de hayata uzanacak bir kanal bulur. Biz, öylesine annemiz üzerinden biçimleniriz. Ve biz, babamızı, eğer annemiz onu seviyorsa sevebiliriz. Yani biz, annemizin sevdiğini severiz, annemiz gibi severiz. Sinan Yağmur, özellikle anneler günü gibi ticari saiklere dayanan, sevmeye değil, seviyormuş gibi yapmaya, adeta yasak savmaya dönüşen, bütün anne sevgisinin bir güne yığıldığı bu çok önemli konuda, geniş bir skalada oluşturmuş Her Anne Bir Melektir başlıklı kitabını. Yağmur, değil yıllarca emek verip büyütmek, sadece dünyaya bir canlı getirebilmek bakımından bile kutsallık içeren anneliğin bu yönünün altını çiziyor. Fakat aynı zamanda, “Annelik, Allah’ın basiret sahibi kadınlara verdiği cennet tüten bir nimettir ve her kadına nasip olmaz. Annelik, dilek işi değil yürek işidir. Her doğum yapan kadın anne değildir. Anne olabilmek, çocuğu yürekte doğurmakla mümkün olan bir meziyettir. O yüzden, çocuğun annesi, onu sevendir,” demekten de geri durmuyor. Bu anlamda, soyut bir anne miti oluşturmak yerine anneliğin nitelikleri üzerinde duruyor.  Yağmur kitabını, “İyilik duygusunun dünyaya girdiği kapı, annelik duygusudur,” cümlesiyle açıyor, bir çocuğun annesinden alabileceği en önemli, en hayati, unsuru belirtiyor ve anneliği insanlığa bir ikram olarak niteliyor. Yazar kitabın kapsamını şöyle anlatıyor: “Bu kitapta Allah’ın insanlığa en büyük ikramı ‘anne’lerimizle ilgili bilinç oluşturmak ve huzur tüten bir hayat için varlığını yanımızda en çok hissedeceğimiz anneleri ayet-hadis kültürü altında değişik bir tarzda anlatmayı istedik. Ayrıca annelerle ilgili söz, öykü, hikâye, şiir ve makalelerle süslü çiçek kokulu satırları annelerimize bir takdir hediyesi olarak sunduk. 

Site Yaptırmak mı İstiyorsunuz

Kurumsal ve e- ticaret siteleri için doğru yerdesiniz

Bilgisayar Ekranları

Mesai Saatlerimiz

Hafta İçi 09-17 Arası

Yerimiz

Akyol mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 111/B Şahinbey - Gaziantep

bilgi@mirkitap.com

5539207655

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter