Ara

İktisatçılar Üçe Ayrılır

İktisatçıları sınıflandırmak kolay gibi görünse de iki iktisatçı yan yana geldiğinde aynı konuda üç farklı yorum çıktığı için bu o kadar da kolay bir iş değildir.



Mahfi Eğilmez

Kendime Yazılar

İktisatçılar üçe ayrılır: 1) Ekonomi okumuş olanlar, 2) Ekonomiyi bilimsel düzeyde değerlendirip, sindirmiş olanlar, 3) İktisatçıymış gibi yapanlar. Bu üç grup içinde en kalabalık olanlar üçüncü gruptakilerdir. İktisatçıymış gibi yapmanın pek bir zararı ya da bedeli yoktur. Örneğin mühendismiş ya da doktormuş gibi yapamazsınız. Gelip size bir binanın statik hesabının nasıl yapılması gerektiğini ya da safrakesesi iltihabının nasıl iyileşeceğini sorarlarsa altından kalkamayabilirsiniz. Ama iktisatçıymış gibi yaparsanız ve size örneğin “enflasyon nasıl düşer” diye sorarlarsa vereceğiniz cevap, birinci gruptakilerle inanılmaz benzerlikler gösterebilir. Aynı soruyu ikinci gruptakilere sorarsanız alacağınız cevap hem öteki iki gruptakilere pek benzemeyebilir hem de sizi hiç tatmin etmeyebilir. Çünkü ikinci gruptakilerin kafası karışıktır. Çünkü işin özü karışıktır. İktisatta her sorunun mutlak doğru yanıtı yoktur. İnsanın işin merkezinde olduğu sosyal bilimlerde kesinlik olmaz. O nedenle ikinci gruptakiler size enflasyonu düşürmek için öyle şeyler anlatırlar ki şaşar kalırsınız. 



İktisatçılar çeşitli konularda tahmin yaparlar. Bu tahminleri yaparken en az bunlar kadar önemli olmak üzere birtakım varsayımlarda bulunurlar. Çünkü bu tahminler genellikle birtakım modellere dayanır ve modelin sonuç verebilmesi için modellerin bazı parametreleri sabit alması gerekir. İşte o sabitler varsayımları oluşturur. Örneğin enflasyon ile ilgili bir tahminde bulunulurken "erken seçim olmayacak" biçiminde bir varsayım yapılabilir. Bunun nedeni geçmiş deneyimlerden hareketle seçimlerin kamu giderlerinin ve dolayısıyla enflasyonun yükselmesine yol açtığının bilinmesidir. İktisatçı olmayanlar da çeşitli konularda tahmin yaparlar. Bunların tahminleri herhangi bir modele dayanmadığı için altında varsayım yoktur. Tutmazsa kimse hatırlamaz, ama tutarsa bu, tahmini yapanın iktisatçı olduğunu değil olsa olsa ya falcı ya da şanslı olduğunu gösterir. Bana sorarsanız falcılık, iktisatçılıktan daha iyi bir iştir. Çünkü iktisatçıların tahminlerini dinleyen ya da okuyanlar, o tahminlerin altında yatan varsayımlarla hiç ilgilenmezler ve sonradan da hatırlamazlar. Dolayısıyla tahminden önce birtakım varsayımlar sıralayarak insanın canını sıkan adam olmaktansa doğrudan tahmin yapıp tutturan falcı konumunda olmak çok daha fazla itibar sağlar. 

İktisatçıları sınıflandırmak kolay gibi görünse de iki iktisatçı yan yana geldiğinde aynı konuda üç farklı yorum çıktığı için bu o kadar da kolay bir iş değildir.

Derin Bakış