İbn Sina



El-İşârât ve’t-Tenbîhât kitabı İbn Sînâ’nın son felsefî eseridir. Son üç faslı irfân ve tasavvuf içeren tek felsefî kitabı olduğu söylenebilir. Şeyh bu kitapta irfânî terimleri en güzel şekilde açıklamış ve bu yüzden İşârât’ın büyük eleştirmeni İmâm Fahreddîn Râzî bütün mantık ve felsefe meselelerinde İbn Sînâ’yı eleştirmesine rağmen dokuzuncu namatın başında irfânî bölümler konusunda şöyle söylemiştir: “Bu bab, bu kitabın en önemli ve en değerli babıdır, çünkü İbn Sînâ orada sûfîlerin ilimlerini ve bilgilerini kendisinden önce hiç kimsenin yapmadığı, kendisinden sonra da kimsenin üzerine bir şey ilave etmediği şekilde düzenlemiştir.”

Felsefe okurlarının uzun zamandır beklediği bu çeviri ve şerh, Hasan Melikşâhî’nin çeyrek asırlık çabasını yansıtıyor. Tahir Uluç’un titiz çevirisiyle şimdi Türkçede.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

NEREDE tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet-geçmişinde bunların hiçbiri yok;hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni

Her yazarın içinde az ya da çok bir yer yaratma, bütün yerleri geride bırakıp yazıya yerleşme isteği vardır. Bir yazınsal vatan: Bu taşlı toprağı ben yarattım, bu geniş bozkırı, bu yeşil tepeleri, bu

YİRMİNCİ YÜZYILIN en sarsıcı, en etkili kitaplarından biri olan Şarkiyatçılık'ta, "Batı"nın "Doğu"ya bakış tarzını büyük bir zihinsel güçle sorgulamıştır Edward Said:"Şark'ın kurulmuş bir şey olduğunu