top of page

Heykellere Saygı Duymanın Bedeli: Akılsızlık

Anıtmezarlarda saygı duruşları zorunlu varlık arayışının neticesi ve aklın donma hali. Akıl bağlamak demek ama heykellere saygı duruşunda bulunanlar aklını bağlarlar... Ta ki hakikate kaçmasın.



Akıl En Büyük Peygamberdir
Heykellere Saygı Duymanın Bedeli: Akılsızlık

Akıl kelimesi sözlükte bağlamak manasına gelir. Zira aklın temel fonksiyonu zorunlulukların zorunlu, imkansızların ise imkansız olduğunu tabi olarak tespit etmek. Zorunlu ve imkansız iki ayrı uçtur ve zorunlu ve imkansız tespiti yapabilen bir güç, bağlanmanın zirvesini oluşturur. Zorunlu ve imkansız varlık arasında ise varlığı ve yokluğu tahayyül edilebilen mümkün varlıklar bulunur. Zaman içerisinde yer alan tüm varlıklar, nitelikler, onların üzerindeki kanunların tamamı mümkün varlıktır zira bunlar zamanı geriye doğru sardığımız zaman başlangıcı olan varlıklardır. Başlangıcı olmayan mümkün varlıkları var eden varlığa zorunlu varlık diyoruz. Bir şeyin aynı anda hem var hem yok olma durumuna, küçükten büyük çıkma teorilerine de imkansız varlık diyoruz.


Mümkün varlık içerisinde yer alan akıl, insana verilen kamil, muhkem, kaideleri asla yanlışlanamayan bir gücü ifade eder. Aklın kaideleri asla ama asla yanlışlanamaz. Zamanın ilerlemesi aklın hükümlerini iptal edemez. Onun hükümleri mutlak hakikattir. Lakin insanların geneli aklını kullanmaz ve zorunlu ve imkansız varlığı mümkünler arasından seçmeye çalışır. Kapalı devre mantık hapishaneleri, duyguların seline kapılmak, menfaatlerini zirveye taşımak,kibir abidesi olmak gibi faktörler aklın kullanılmasını engeller. Esasen akıl kendi haline bırakılsa muhakkak ve tabi olarak zorunlu varlığı bulur. Ama aklını dinlemek istemeyen kimseler hakikati kendilerinde başlayıp kendilerinde biten bir olgu olarak kabul etmek istediklerinden zorunlu ve imkansız varlığı mümkün varlıklar içerisinden tespit etmeye çalışırlar.

"Aman akıl sultan olmasın" diye bazıları bulanık kafayla gezmeye bayılır. Ayık kafa ona ne hacet. Diğeri olasılık hesaplarıyla hakikati bulma oyunu oynar. Bir diğeri her şeyi dondurur. Bir başkası şans faktörünü her şey zanneder: "Ey iman edenler!.. İçki, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. "(Maide Suresi: 100)


Ayet-i kerimede aklı örten, tahrip eden çalışması engellenen hususlar zikredilmiştir. İslam alimlerine göre içkinin yasaklanma sebebi aklın çalışmasını durdurduğu içindir. Keza kumar, dikili taş ve fal okları ile gelecek tahmini yapmak da aklı donduran fiillerdir.


Heykeller... Mümkün varlıkların en önemli özelliği zaman içerisinde yer alması. Zaman ise sürekli ilerler. Dünya saatte yüz bin kilometre hızla hareket ederken zorunlu varlığı bulmayan insan, kurgu da olsa taştan ve topraktan da olsa zorunlu varlık icat etmek zorunda. Akıp giden zaman içerisinde bir şeyleri dondurup kalıba koymalı ve onları zihnen zorunlu kabul etmeli. Mecbur buna... Mahkum buna...


Zorunlu ve imkansız varlığı bulamazsanız imkansız varlıklar icat etmek zorundasınız. Mesela tabiat kanunlarına aykırı kanunları aklen imkansız görmeye başlarsınız. "Yeniden dirilmek mümkün değil" teraneleri okursunuz.


Anıtmezarlarda saygı duruşları zorunlu varlık arayışının neticesi ve aklın donma hali. Akıl bağlamak demek ama heykellere saygı duruşunda bulunanlar aklını bağlarlar... Ta ki hakikate kaçmasın. Bu noktada sözüme şöyle bir itiraz gelebilir: "İyi de heykeller karşısında saygı duruşunda bulunan önemli bir yekün insan, heykelleri ve adına heykel yapılmış kimseleri zorunlu varlık, Yaratıcı olarak görmediklerini en azından dil ile söylemekteler. Bu sebeple bu insanları akılsız veya aklını kullanmayan insanlar olarak vasıflandırmak ne kadar doğru?"


İçki içersiniz ve sizi etkiler... Aklınızı etkiler ve artık aklınızı kullanamaz hale gelirsiniz. Heykellerin karşısında saygı duruşunda bulunursunuz ve o da sizi etkiler. Artık zorunlu varlığı tespit edemez hale gelirsiniz. Aklınızı kullanamaz mümkün varlıklara, zorunlu ve imkansız vasıfları verirsiniz. Yaşadığınızın bile farkına varmazsınız. Saplantılı bir varlığa dönüşürsünüz. Bağnaz bir insan olup çıkarsınız. Heykele benzersiniz donuk ve hiçbir şeye yaramayan nesneler olursunuz. Duyguların anaforunda kaybolursunuz.


Heykellerden uzak durun... Akıllı iken akılsız olursunuz...

Comments


bottom of page