top of page

Hüseyin Köktürk




Diogenes, Epikuros felsefesini insanlığın kurtuluşu olarak görmekte, yazıtlarıyla bundan habersiz ve ahlaki açıdan hasta olanlara yardımı amaçlamaktadır. Sayıları az olsa, onlarla birebir ilgilenip, kendince doğru yolu gösterebilir; ancak acı çekenlerin sayısı oldukça fazla, ayrıca sadece Oinoanda vatandaşları değil, stoa önüne gelen öyle olmasalar da yabancı denenleri, hatta doğmamış gelecek nesillere de yardımı amaç edinip, deneyimleyerek, insanları mutluluğa taşıyacağına inandığı düşünce sisteminin ilkelerini, herkesin anlayacağı şekilde, kamuya açık bir kitap niteliğindeki kalıcı taşlar üzerine kazıyıp, kullanacaklar için getirisi mutluluk olan bir tür vakıf kurarak, hayırseverliğe girişmiştir. Bunu yaparken herhangi bir çıkar gözetmeksizin, ağızdan ağıza dolaşmadan tüm yurttaşlara ulaşmayı ve herkese yardımcı olmayı hedeflemektedir.

Onun sunduğu hayırseverlik; kentlerde ve bölge eyaletinde çeşitli yöneticiliklerde bulunmuş, adlarının minnet borcuyla anılarak, soyundan gelenlerin devam ettirdikleri veya ettireceklerini garantiye aldığı, tüketildiği anda zevk veya hazza ulaştıran festivaller, tiyatro, hamam yapıları, merhemler, güzel kokular değil, sonucu ve etkinliğini belki de asla göremeyeceği, yaşayamayacağı zamanlar ve tanıyamayacağı insanların, benliğini saran anlamsız korku, acı ve tutkulardan kurtarıp, neticede onları ömür boyu yaşayacakları tanrısal mutluluğa taşımaktır. Bunu gerçekleştirirken hiçbir beklentisi yoktur; yaşlı ve bu nedenle yakın olan ölümle her türlü duyumdan yoksun kalacağına inanan Diogenes’in hayırseverliği, sonucu müjdeleyen nedendir! Aynı zamanda sıradan insanın ötesinde, tüm insanlığa yönelecek bilgenin hazzıdır.

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Bu sebeple istikbalde dahi insan bilgisi ne kadar ilerlerse ilerlesin aklın ötesi mümkün değildir. Esasen insan bilgisinin ilerlemesinin tem