Feyzullah Birışık'ın Kendisini Allah İle Kıyaslaması

Zaten bu manada Birışık müstakil bir Allah'a inanmıyor sadece kendinden biraz daha yetenekli ama kendisi gibi varettiği varlıklara irade veremeyen zavallı bir varlığa inanıyor. Mümkünler alemini baz alarak ne kaderi ne de iradeyi anlayamazsınız. Yaratma, yoktan var etmedir ve bu yoktan var etme ve yaratma kavramına akılla ulaşıyoruz.


Feyzullah Birışık'ın Kendisini Allah İle Kıyaslaması
Feyzullah Birışık'ın Kendisini Allah İle Kıyaslaması

 


Şimdi hayalinizde bir insan canlandırın. Oluşturduğunuz insan, yandaki dükkandan parası ile dondurma alsın ve müsait bir yerde oturup dondurmasını afiyetle yesin.


Sorun şu: Hayalinizdeki varlık kendi iradesi ile mi dondurma almıştır? Aklı başında olan herkes bu soruya "hayır" cevabını verecektir.


Kader meselesinde Allah'ın iradesiyle kulun iradesini kıyaslamaya çalışan ve meselenin sadece "yazı" boyutunu ön plana çıkaran kimseler, kendileriyle Allah'ı kıyaslayarak "kulun kendine mahsus iradesi olamaz" hükmünde diretiyor. Kendini Allah ile kıyas yapanlardan birisi de Gazeteci- Yazar Feyzullah Birışık.



Birışık'a göre "kulun müstakil iradesi" yok. Hatta böyle bir iddia da bulunmak şirkin ta kendisi. Halbuki kulun iradesini kabul etmem şirk oluyorsa bizzat kulun varlığını kabul etmem neden şirk olmasın sorusunun cevabı yok. Öyle ya madem benim irademi kabul ederek Allah'ın iradesini yok sayıyor veya O'na ortak oluyorsam niçin kendi varlığımı kabul ederek Allah'ın varlığını yok saymıyor veya kendim Allah'a ortak koşmuşl olmuyorum? Bu sorunun cevabı Birışık'ın saçmalığı için yeterince açıklayıcı olur. Birışık cevaplasın bakalım...



Birışık'ın, insan iradesini reddederken tek argümanı "Allah'ın iradesi." "Allah'ın iradesi var iken kulun iradesinden mi söz edilirmiş." Aklını kullanmadığını gururla ifade eden "ahmak" sadece nasslardan yola çıktığını (aklı kullanmıyorsa nassı nasıl anlıyormuş) söyleyen Birışık, aslında sefil mantığın kurbanı. Dostu şeytanda böyleydi... Nassları esas aldığı iddiasını bir kalemde geçiniz zira kulun iradesi yoksa Allah, nasslarla ile sadece kendi kendisine sesleniyor demek. Bu bir. İkincisi Birışık'ın iradesi yoksa bizzat kendisinin bile kendi sözünü ciddiye almasına gerek yok. İradesi olmayan bir kimsenin sözünü neden ciddiye alalım. Arkadaşı şeytanın sözlerini nass kılıfı altında sunan Birışık ciddiye alınmayı hak etmiyor. Zira o kendi iradesiyle konuşmuyor ki. Şeytanın sözlerini hak kılıfı ile sunuyor. Zira Birışık'ı dinlersek kendisi de Yaratıcının bir parçası. O'nun iradesi Allah'ın iradesi ile beyefendi çoktan Allah'ın bir parçası.

Gelelim hakikate.



Mantığımız "yaratma ve irade" meselelerinde ilk sebebe dönerek bizim irademizin olmasını imkansız gösterir. Lakin duyularımız, içimizdeki "benlik duygusu", nasslardaki "şunu yapın, bunu yapmayın" emirleri bizim irademiz olduğunu gösterir. Sırf mantığım iradem yok diyor diye içimde hissettiğim benlik duygumu neden inkar edeyim. Ben kendi irademle bu yazıyı yazıyorum.


Meselenin can alıcı noktası şu: Biz varlık aleminde gördüğümüz her şeyi, mümkün varlık olarak görürüz. Mümkünlerin birbirleriyle sebeblilik ilişkileri asla zorunlu ve sabit bir hakikat olamaz. Zira her mümkün varlığın sebebi bir başka mümkün varlıktır der isek bu zincir asla bozulmaz, sonsuza kadar gider ve geriye doğru sonsuza uzanan sebeplilik zinciri var ise bugün hiçbir şeyin olmaması şart. İşte akıl sahibi kişi, bu saçma zinciri bir yerde keser ve mümkün varlığı var eden bir zorunlu varlık vardır hükmüne zorunlu olarak ulaşır. Ulaşamıyorsa bizzat kendi varlığının bile akli bir izahını bulamaz. Mümkün ile zorunlu varlık arasında kesin, mantık kurgularını aşan mutlak bir ayrılık vardır. Kendi benliğim ve iradem ile yaratıcı arasında kat'i bir ayrılık mevcuttur. Yoksa Allah inancı müstakil bir inanç olmaktan çıkar sadece yaratıcı kavramı sadece bizim bir üst formumuz olmaktan kurtulamaz. Zaten bu manada Birışık müstakil bir Allah'a inanmıyor sadece kendinden biraz daha yetenekli ama kendisi gibi varettiği varlıklara irade veremeyen zavallı bir varlığa inanıyor. Mümkünler alemini baz alarak ne kaderi ne de iradeyi anlayamazsınız. Yaratma, yoktan var etmedir ve bu yoktan var etme ve yaratma kavramına akılla ulaşıyoruz.



"Benliğimiz" tamamen özgür olduğunu haykırsa da aklımın ulaştığı "kader", yazı, Allah'ın alim olması, O'nun zamandan münezzeh olma hususunu ne için inkar edeyim. Kader ile ilgili nassları niçin görmezden geleyim. Akılsız mıyım ben? Hayır irademde var kader de.


Feyzullah Birışık, İslam'ı anlatmıyor, Aristo Felsefesinin "ya bu veya bu" mantığını İslam'la süsleyerek anlatıyor. Allah'tan iradesi yokmuş da ciddiye almıyoruz, beyefendiyi.


Beyefendi, sen hayalindeki adamı, kendi müstakil iradesiyle dondurmacıya yollayamazsın ama Allah yarattığı varlıktan ayrıdır. Allah ayrı biz ayrıyız ve bizim kendi irademiz var. İşin muhteşemliği de burada. Yoksa Allah ile Birışık arasında ne fark olurdu? Birışık diyor ki "madem ben hayalimdeki varlığa müstakil irade veremiyorum Allah da veremez iddiasında." Yok beyefendi. Bir: Sen bir hayal değilsin. Kanlı canlısın. İki senin iraden var. İraden var, yeter ki şeytana kaptırdığın aklını geri al, göreceksin.



Birışık, aklın zorunlu varlığa ulaşmasını tasdik ediyor ama yanıldığı temel mesele aklın, zorunlu varlığı bulması değil, aklın zorunlu varlığı tarif etmesi. Zorunlu varlığı tespit işi mümkünler alemindeki illet bağının kesilmesiyle ortaya çıkar ki bu noktadan sonra aklın, tabi olarak zorunlu varlığa sınırlar çizmesi, tarifini yapması imkansızdır. Tek başına yaratmak kelimesi bile aklın alamayacağı, tarifini yapamayacağı bir mahiyet arz eder. Ama bir kere yaratmak terimini kabul ediyorsanız yaratılan şeylerin varlığını da kabul etmek zorundasınız. Yaratılan şeyler varlarsa yaratılan şeylerin tıpkı yaratmak gibi iradeleri neden olmasın? Ben varım çünkü Allah’ın beni yaratmaya gücü yeter diyen insanın iradem yok çünkü Allah’ın bende benim olan irade yaratmaya gücü yetmez demesi çelişki değil mi?




#kitap#kitapal#ucuzkitapal#kampanyalıkitaplar#kampanya#indirimlikitaplar#kitapkurdu#kitapkardeşliği#amazon#idefix#kitapyurdu#ucuzkitap#bkmkitap#kitapsec#kitaplar#romanlar#felsefe#felsefekitapları#sosyoloji#sosyolojikitapları#hikayeler#çocukkitaplar#çocukkitap#birikim#canyayınları#kronikkitap#tarih#tarihkitapları#hepsiburada#trendyol#n11 #yazarlar #çoksatanyazarlar #georgeorwell #franzkafka #cahitzarifoğlu #ketebekitap #pınaryayınları #beyanyayınları