top of page

Fethullah Gülen ile Röportaj

"Biz, Âdem ve Havva gibi şeytana düşmanlık yapmak ve şeytanın bize secde etmesini beklemiyoruz. Biz onlardan farklıyız, Mustafa. Şeytanla anlaştık. O da bize Aydınlanmanın yolunu gösterecek."



Akıl En Büyük Peygamberdir
Fethullah Gülen ile Röportaj

Mustafa, başını tavana diktiği an, adeta çarpılmışa döndü. Binanın içinde her şeyin ama gerçekten de her şeyin özetinin resmedileceğini hayal bile edemezdi. ABD Kongre Binasının girişinde tavana yapılan dairesel resim görevini tamamlayacak tüm öğeleri içinde barındırıyordu. Türkiye’den yola çıktığında Amerika’yı komuta merkezi olarak seçen “İlluminati’nin” felsefi temellerini araştırma görevinin bu kadar çabuk sonuçlanacağını aklının ucuna bile getiremezdi. Resimde Amerika’nın kurucu lideri George Washington bir tahtta oturuyor çevresinde de “melekler” (haşa) kız şeklinde resmediliyordu. Dairenin etrafında dünyadaki insanlar ve bu insanların üstüne Amerikan Bayrağıyla kötülerle savaşan biri. George Washington tüm olan bitenleri yukarıdan izliyor ve nihai kararı veriyordu. Evet, resimde Washington, “İlah” olarak resmedilmişti.


“İnsanın İlahlığı.” Şifrenin çözümü bu muydu? Masonlukta 33 derece var ve her derece şifrelerle korunmuş durumda. Son derece kendilerince Allah ile çatışmayan ilahlaşan insana ulaşmayı sağlar. Nasıl Hz. İsa (as) bir insan olarak (haşa) ilahsa her insan içinde ilahlığın yolu açık demektir. Yeter ki şifreleri çözsün. Yeter ki, yeterince arınabilsin.

Birden “Elif, Lam, Mim” ayetiyle başlayan sonrasında Al-i İmran Sûresi aklına geldi. Bazıları “Elif, Lam, Mim” gibi müteşabih ayetlerin insanlardan özellikle gizlenen şifreler olduğunu, bu şifreler çözüldüğü zaman insanın ilahlığının mümkün olduğuna inanıyorlardı. Ama… Lakin Al-i İmran Sûresi, şifre meraklılarının tüm heveslerini kırıyordu. Çünkü “Elif, Lam, Mim” ayetinden hemen sonra “Allah, O’ndan başka ilah yoktur, Hayy’dır, Kayyum’dur” tüm şifrelerin üstünde yer alan “muhkem” bir hakikati açıklayarak başlamakla birlikte Hz. Adem (as)’dan itibaren tüm kitapların “La İlahe İllallah” hakikatini açıklamak için indiğini beyan ediyordu. İnsanlar arasında fitne çıkarmak (egemenlik kurmak) isteyenler şifrelere tutunuyor, kendi bilgilerinin adeta Allah’ın bilgisine denk olduğunu söyleyerek ilah olmanın sadece bilgi (aydınlanma) meselesi olduğunu iddia ediyorlardı. Yalnız Al-i İmran Sûresi, bir yönüyle İlluminati’yi anlatıyorsa peki 1 dolarların üstündeki Pramit neyin nesi oluyordu?


“Gidişatları, Fir’avun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar ayetlerimizi yalan saymışlardı. Bunun üzerine Allah da onları işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti. Allah cezası çetin olandır.” (Al-i İmran Sûresi: 11)


Piramitler, öldükten sonrada yaşamı simgeleyen ve bu dünyada ilahlaşan insanın öteki âlemde de ilah olarak kalacağını öngören yapılar. Peki, İlluminati ile Fir’avun’un ne alakası olabilirdi? Bu sorunun en iyi cevabını Pensilvanya’da yaşayan “Fethullah Gülen” verebilirdi. Hemen Pensilvanya’ya gitmek üzere Kongre Binasından çıktı.


xxx


Fethullah Gülen, “Dinlerarası Diyalog” oyunlarıyla küresel manada insanları birbirine düşürmek isteyen İlluminati Çetesi’nin saygıdeğer bir üyesiydi. Dünyanın 170 ülkesinde CIA ile beraber çalışan devasa bir şebekenin yöneticisi. Her ülkede taktiği ise basit. İnsanların birbirine düşmesini sağlamak ve nihayetinde hepsinin “SULHA” kavuşturmak oyunu ile iktidara el koymak. Müslüman Düşmanı, Fethullah Gülen’in birçok kimse Hıristiyan olduğuna inanır. Oysa gerçek büsbütün farklıdır. Gerçi İlluminati, Hz. İsa (as)’ı ilah ilan eden Hıristiyanlara minnettardır lakin İlluminati için Hıristiyanlık sadece bir basamak işlevi görür. Onların kökleri Hz. İbrahim (as) zamanında yaşayan Nemrud’a kadar gider. Hz. İbrahim (as)’dan öncede insanın ilahlığına inanan insanlar olmuş ise de ilk teşkilat, Hz. İbrahim (as) zamanında kurulmuş ve Fir’avun zamanında da İlluminati zaferini ilan etmiştir. Fir’avun zamanında örgüt, Allah tarafından yakalanmış ve nihayetinde suyun dibine gömülmüştür. Hz. İsa (as)’ın ilahlaştırılması, İlluminati’nin kendi felsefelerine “dini” kılıf geçirmek için uydurulan argümandan fazlası değil. Öyle ya bir insan olan Hz. İsa (as) ilah olabiliyorsa neden diğer insanlarda ilah olamasın? İlluminati’nin yazarları ısrarla; “İnsan ilah olabilir. Sen ilahsın ey insan. Hıristiyanlar, tüm insanların ilah olabileceği gerçeğini senden gizlemek istiyorlar” gibi tezleri pazarlamakla meşgul.


Mustafa: Neyin peşindesiniz? Yani özde amacınız ne Fethullah Gülen?


Fethullah Gülen.: “Yasak ağacın peşindeyiz”


Soru: “İyi ama. Şeytan, Hz. Âdem (as)’ı kandırmamış mıydı, bu ağacı yersen ebedi olursun diye. Bu ağacı bulsanız bile ebedi olamayacağınızın farkında değil misin?”


Fethullah Gülen: “Meselenin aslı öyle değil aslında. Oku bakalım Kur’an’dan ayeti.”


“Derken şeytan, onlardan (Âdem ve Havva –as-) gizli bırakılmış o çirkin yerlerini kendilerine göstermek için ikisine de vesvese verdi: “Rabbiniz size bu ağacı başka bir şey için değil, ancak iki melek olacağınız yahut (ölümden azade ve) ebedi kalıcılardan olacağınız için (bu ağacı) yasak etti” dedi.” (A’raf Sûresi: 20)


“Şimdi bak ayete. Âdem, bu telkin sadece vesvese ise nasıl inanır? Diyelim ki yasak ağaçtan yedi ve ebedi olmanın şifresini yakaladı. Her şeyin sahibi Allah değil mi? İstese Âdem’i yeniden ölümlü bir varlık yapamaz mıydı? Yapabilirdi şüphesiz. Dolaysıyla insanı ölümsüz kılan, ilahlaştıran bir ağaç var. Bunu Âdem (as)’da biliyordu. Şeytanın kandırması sadece yanlış ağacı göstermesiydi. Yani insanı ilahlaştıran bir ağaç var. Mesele doğru bilgiyi öğrenmekte. Mesele aydınlanmada. Efendimiz İblis, Allah ile çatışan değil gerektiğinde onunla dost olan bir ilahlığın yolunu insanlara göstermek istiyor. Biz, Âdem ve Havva gibi şeytana düşmanlık yapmak ve şeytanın bize secde etmesini beklemiyoruz. Biz onlardan farklıyız, Mustafa. Şeytanla anlaştık. O da bize Aydınlanmanın yolunu gösterecek. Doğru ağacı bize gösterecek. Güç bizde bak. Amerika’dan izinsiz dünyada hiçbir hareket olmuyor. Türkiye’de darbe başarısız diyorlar. Ama biz ne kaybettik? Hiç. Hem Silahlı Kuvvetleri hem hükümeti hem de halkı sarstık. Türkiye hala NATO’da. Koalisyonla beraber Irak ve Suriye’de operasyon yapıyor ve koalisyonun içinden çıkmamak için adeta çırpınıyor. Olan sadece ilahlığa layık olmayan “Altın Nesil” diyerek gazladığım ahmaklar sürüsüne oldu.”









Kommentarer


bottom of page