Fahruddin Razi



Güven ve istikrarın hâkim; huzur ve ilmin zirvede olduğu dönemlerde tefsir ilminin imamı olarak kabul edilen; büyük âlim, mutasavvıf Fahruddin Râzi tarafından kaleme alınan “Mefâtîhu’l-Gayb” isimli bu eser; yüzyıllarca Osmanlı Medreselerinde okutulmuş, ayrıca İbn-i Kesir, Elmalılı, Ebu’s Suud, Hulasatu’l Beyân gibi yakın tarihlerde yazılmış tefsirlerin de her yönden önemli bir kaynağı olmuştur. Kendinden sonra yazılmış bütün tefsirlere kaynaklık eden; ayetleri, Peygamberimiz(s.a.v.) ve Ashabının(r.a.) sözleriyle birlikte delillerle açıklayan, konulara sosyolojik, felsefi, tasavvufi ve bilimsel izahlar getiren 23 ciltlik dev bir eserdir.

Tefsir-i Kebir'in tefsir metodu hakkında; Tefsir-i Kebir, Mefâtihu'l-Gaybın en önemli hususiyeti, dirayet tefsiri, yani tefekkküre dayanan bir tefsir olmasıdır. Bununla beraber bu eser neredeyse rivayete dayanan tefsirleri aratmayacak kadar hadis ve haberlere de yer vermiştir. Bu ba­kımdan tefsir birçok hadis ihtiva etmektedir.

Tefsirinde tabıatçılar ve felsefecilerle dâima münazara etmiş ve onlara meydan okumuştur. O, Kur'ân'ın hikmetlerini ortaya çıkarmaya çalışmış veya insanları Kur'ân'ın kaynağına doğru sevketmiştir. Kur'ân'ın ilk sûresi olan el-Fâtiha'yı tefsir ederken, tefsirdeki metodunu ortaya koymağa çalışmış, diğer sûreleri de orada koyduğu esaslara göre incelemiştir. Sûrelerin başlangıçlarında, o sûreden elde edilen faydaları kay­deder, tefsirinde ilmi meseleler, hikmetler, terbiye, belagat nükteleri, Arapça dil­bilgisi kaidelerinden istifade edilerek terkiblerden elde edilen neticeler, manala­rın teselsülü ve kelâmı meseleler yer alır. er-Râzî, bir âyeti tefsir ederken, o ayeti tefsîre yardım eden diğer birçok âyet­leri zikreder ve orada pek çok faydaları da kaydetmeyi ihmal etmez, aklî delillerle, nakli teyid etmeye çalışır. Bütün meseleleri ikna edici bir uslûpla ve sağlam felsefi münakaşalara dayandırarak incelemiştir.

er-Râzî, usûl ve furu'dakı aklî kaidelere dayanarak, tefsir ilmine de aklî unsuru bol miktarda sokmuştur. Ona göre sahih olan nakil, sahih olan akla muhalif ol­maz. Zira her ikisi de aynı kaynaktan çıkmaktadır. Aralarında hakiki bir zıtlığın varlığı mümkün değildir. İşte bu hususu er-Râzî tefsirinde tatbiki olarak isbât etmiştir. Tefsir ilminde uygulanan en mühim hususlardan biri, sahabe ve tabiilerin tef­sirlerine muttali olmaktır. er-Râzî de bu usûlü esas kabul etmiş, sahabe ve tabiile­rin rivayet ettikleri tefsire, bilhassa lugavî mânalar, nuzûl sebebi, kıraat ve çeşitli hüküm verişleri yönünden onlara ehemmiyet vermiştir.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

NEREDE tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet-geçmişinde bunların hiçbiri yok;hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni

NEREDE tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet-geçmişinde bunların hiçbiri yok;hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni

Her yazarın içinde az ya da çok bir yer yaratma, bütün yerleri geride bırakıp yazıya yerleşme isteği vardır. Bir yazınsal vatan: Bu taşlı toprağı ben yarattım, bu geniş bozkırı, bu yeşil tepeleri, bu