Evlat Katilliği Meselesi ve Fatih Sultan Mehmed

Fatih Sultan Mehmed'in bebek öldürmeye onay vermesi sadece ve sadece bebek öldürmeye onay vermektir. Devletin menfaati gibi süslü kelimelerin arkasına sığınan Fatih, inanılmaz bir zulme imza atmıştır.



Bir insanın canına kast edecekseniz meşru (hak) delil olmalı.



Fatih Sultan Mehmed, sultanlığa aday olabilecek saray soyundan çocukların bile (muhtemel isyan) vesilesiyle öldürülmesine izin vermiştir. Muhtemel isyandan kasıt ise doğan bebeğin bir ihtimal yönetime haksız yere ortak olabileceği zannı. Tıpkı Fir'avun gibi.

Fir'avun, gördüğü rüya üzerine iktidarına tehlike oluşturabilir korkusuyla İsrailoğulları'ndan doğan erkek çocuklarını öldürmüştür.

Fir'avun'un cinneti, Fatih ile beraber dini kılıfa bürünmüştür.

Kardeş Katlini savunanlar da var ülkemizde... Onların tezlerine göre; "devleti çok başlılıktan korumak için bebek bile olsa hanedan soyundan gelenlerin öldürülmeleri doğrudur. Kaldı ki kendi evladını öldürmek fetvası, Osmanlı Padişahları için de zor bir karardır ve padişahlar milleti için büyük bir fedakarlığa imza atmışlardır."

Bebek katili tarihçilerin yaptıkları bu izah, haklı temellere dayanmadığı açık. Onlara göre de amaç devleti korumak. Şer'i fetva alan Fatih'in yaptığı işin şer'i savunmasını yapamıyorlar. Fatih Sultan Mehmed'in şer'iatı tezine alet ettiğini gizleyemiyorlar.



Osmanlı Padişahlarının "büyük fedakarlığı" ise son derece çirkin bir demagojidir. De ki fedakarlar, çocuk yaştaki kişilerin henüz isyan olmadan öldürülmeleri için ellerinde kat'i nass olması lazımdır. Yoksa Fatih'in, Azrail (as)'ın rolüne talip olduğunu söylemekten başka bir çaremiz yok.

DEVLETİ KORUMAK İÇİN ÇOCUK HEM DE KENDİ ÇOCUĞUNU ÖLDÜRMEKTEN BAŞKA ÇARESİ OLMAYANLARIN İKTİDARA GELİŞ USULLERİNİ DEĞİŞTİRMEYİ HİÇ DÜŞÜNMEMELERİ AMACIN ASLINDA ŞER'İAT DEĞİL KENDİ İKTİDAR HIRSLARI OLDUĞUNU YEKTEN SÖYLEMEK MÜMKÜN.

İktidar o kadar büyük bir şehvettir ki, bu şehvet uğruna evlat, kadın, para vs'den insanoğlu gözünü kırpmadan vazgeçebilir.

Netice olarak hakkında şer'i nass olmadan kimsenin canına kıyamazsınız.



Daha önce Fatih Sultan Mehmed'in evlat katili meselesindeki bazı yazarların sözde Osmanlı Padişahlarının fedakarlığı argümanına değinmiştik. Şimdi de fetvanın geçersizliğini hukuken ispatlamaya çalışacağız. Evet, bebek öldürmeye bile cevazlık bulan saray uleması hangi delilleri uydurmuşlardır.

İctihad Üzerine İctihad Yapılamaz

Saray ulemasının yaptığı en büyük kurnazlıklardan birisi ictihad üzerine ictihad yapma kurnazlığıdır. Şöyle izah edelim.

Bildiğiniz gibi İslam’a göre içki haramdır. Bu haramlığın illetini ise İslam âlimleri “içkinin aklı yok ettiği” hakikati olarak açıklamışlardır. İşte bu “illet” baz alınarak yine İslam alimleri; esrarında haram olduğunu beyan etmişlerdir. Burada içki esas, esrar ise içki baz alınarak yapılan ictihaddır. Şimdi esrar haram ise eroine haram diyebilir miyiz? Evet deriz… Ama Eroine haram der iken esrarın haram olmasını dikkate almayız. Daha doğrusu esrara haram diyen ictihad baz alınarak eroin haramdır denilemez. Eroini değerlendirir iken yeniden içkiye döneceğiz ve içkideki illet eroinde de varsa eroine haram diyeceğiz. Eğer eroine esrarın haram olduğunu söyleyen ictihad ile haram diyeceksek esrara haram diyen kişiyi ahkâmda esas kabul etmiş oluruz ki bu durum eroin içmekten bile fena bir fiildir. Zira insanlar üzerinde hüküm koyma hakkı sadece Allah’a aittir. Peygamberler Allah’ın hükmünü açıklarlar, âlimler de bu hükümlerle yeni meseleleri İslam’a göre değerlendirirler.



“Kardeş Katli” veya bunun gibi gayr-i meşru fiilleri savunan saray ulemasının başvurduğu taktik ise genellikle “İmam Azam şöyle dedi, İmam Şafii şöyle buyurdu” sözleriyle yapılan ictihadlar üzerine yeni ictihadlar yaparak yeni bir hükümle gayr-i meşru işleri savunmaktır. İmam Azam deyince akan suyun durduğunu fark eden kurnazlar, aslında yaptıkları işin İmam Azam (rh.a)’i Rab edinmekten farksız olduğunu ya bilirler veya içmeden sarayın büyüsü ile sarhoş olmuşlardır.

Sonuç... İctihad üzerine ictihad yapanlar aslında Rab olarak Allah'ı değil Fatih Sultan Mehmed'i ilah edinmişlerdir. Verdikleri fetva İslam'ı bağlamaz. Ancak kan içici saray ulemasının yapamayacağı çılgınlık yoktur.

Zayıfın Üzerine Kuvvetli Bina Yapılamaz



Bildiğiniz gibi eşyada aslolan mubahlık, can ve namusta ise aslolan haramlıktır. Bir insanın canına kastedecekseniz veya birisiyle cinsi münasebette bulunacaksanız elinizde kat’i nasslarla verilen bir izin olmalıdır. Evlenmeden veya cariyelik akdi olmadan yapılan cinsi münasebetler haksızlıktır, haddi aşmaktır; namusa saldırıdır. Yine elinizde bir insanın katledilmesine dair kat’i nass yoksa onu öldürmek de caiz olamaz hatta onu öldürmek tüm insanlığı öldürmek mesabesinde bile olabilir. Sözün burasında saray uleması bazı zayıf hadisler; konu ile direk alakalı olmayan ictihadlar ve şazz görüşleri define arar gibi arayıp bularak saray menfaatleri için öldürme cevaziyeti bulmakta ve bunu güya dine dayandırmaktadır. Hâlbuki insan öldürmek kuvvetli bir iştir ve bu kuvvetli işi zayıf binanın üzerine kuramazsınız. Zayıf hadisler her ne kadar insanları ibadete teşvik babında kullanılabilirse de insan öldürmek gibi bir meselede asla kullanılamaz.

Ama bir kere bebek öldürmeyi göze aldıklarından, kan içmeden rahat edemeyeceklerinden böyle bir fetva vermişlerdir.

Kavaid Üzerine Hüküm Koyulamaz

Kan sevdalısı ve saray yanlısı ulemanın bir diğer kurnazlığı da Kavaid-i Fıkhiyye üzerine hüküm kurmaktır.



Hâlbuki genel kaideler üzerine bırakın herhangi bir hüküm bina etmeyi bu kavaid ile ictihad bile yapamazsınız. Adı üstünde Kavaidi Fıkhiyye zaten bir sonuçtur ve sonuç üzerine yeni bir sonuç yazmak saçmalık olacağı gibi insanın “ e o zaman biz neden Demokratik-Laik Meclislerin çıkarttığı kanunları reddediyoruz” diyesi geliyor. “Âlemin ve devletin menfaat ve düzeni için” laflarıyla başlayıp tamamen izafi sözlerle bebek öldürme gibi kat’i haram olan bir hususu helal sayabilirsiniz ama bunu İslam adına yaparsanız gerçekten de tağutlaşmış olursunuz.

Sonuç olarak bizim Rabbimiz Allah’tır. Gerek iktidarda olanlar gerekse de yönetilen mevkiinde olanlar Allah’a boyun eğmek zorundadır. Hepsi siyaseti, şer’iata tabi kılmak zorundadır. Şartlar el vermiyorsa şer’iatı değil şartları değiştirmek zorundayız. Fatih Sultan Mehmed'in bebek öldürmeye onay vermesi sadece ve sadece bebek öldürmeye onay vermektir. Devletin menfaati gibi süslü kelimelerin arkasına sığınan Fatih, inanılmaz bir zulme imza atmıştır.