Etkili ve hakkaniyetli bir iletişim mücadelesi: Tongue Fu

Sözlü dövüş sanatı olan “Tongue Fu”, insanların iletişimde karşılaşmış oldukları sorunlarda yapıcı olmalarını sağlayan bir seçenektir. Fiziksel saldırıyı etkisiz hâle getirmede başvurulan Kung fu gibi “Tongue Fu” da psikolojik saldırıları etkisiz hâle getirmede etkilidir.


Dünyabizim

Kişiler, günlük hayatlarında pek çok iletişim sorunuyla karşı karşıya gelirler. Bu sorunlar, bazen kişilerin kendilerinden bazen dış etkenlerden bazen de karşılarındaki kişilerden kaynaklanabilir. İnsanların bu sorunlarla baş etme yöntemleri ise birbirinden farklıdır. Sözlü dövüş sanatı olan “Tongue Fu”, insanların iletişimde karşılaşmış oldukları sorunlarda yapıcı olmalarını sağlayan bir seçenektir. Fiziksel saldırıyı etkisiz hâle getirmede başvurulan Kung fu gibi “Tongue Fu” da psikolojik saldırıları etkisiz hâle getirmede etkilidir. Ancak bu savunma, sadece davranışlara karşı kullanılmamakta, aynı zamanda bir yaşam felsefesini oluşturmaktadır. İnsanların gerek sosyal hayatlarında gerek iş hayatlarında yararlanabilecekleri bir iletişim şeklidir.


Kızgınlık ve öfke anında insanlar olaylara genelde kendi açılarından yaklaşırlar. Böyle durumlarda bazı insanlar düşünmeden tepki verirken bazıları da olayı karşıdaki kişi açısından değerlendirir. Karşıdaki kişinin yerine kendini koyarak ne hissedeceğini düşünmek, olayın çözümlenmesine yardımcı olacak kilit davranışlardan biridir. Aşırı sözler veya aşırı tepkiler, iletişimde meydana gelen problemin daha da büyümesine yol açabilir. Özellikle abartmayı seven insanlarla yaşanan sorunlar, çözülemez hâle gelebilir. Tartışmalarda nesnel olmak ve somut ifadeler kullanmak, sorunların büyümesini engeller. Abartılı anlatım ve ifadelerin, kişilerin inanılırlığını zedeleyebileceğini unutmamak gerekir. Bu kitap ile anlatılan “Tongue fu”, insan hayatının her evresinde uygulanabilecek bir yöntemdir. Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan sorunlu veya stresli durumlar örneklerle kitapta anlatılmıştır. Her bölüm sonunda konuyla ilgili hazırlanmış olan eylem planları mevcuttur. Bu planlar, olaylar karşısında kullanılması ve unutulması gereken sözlerden oluşmaktadır.

Kızgınlık İnsanlar, biri kendilerine bağırdığında ya da kendilerini suçladığında savunmaya geçerler. O anda verecekleri bazı tepkiler durumun daha da kötü bir hâl almasına neden olabilir. Çünkü insanların böyle durumlarda hissettiklerini düşünmeden dile getirmesi, olumsuz duyguların artmasına yol açar. Konuşmadan önce düşünmek, bu tür durumlarda öncelikle yapılması gereken şeydir. Kişi karşısındaki kişiye kızdığı zaman genelde olayı önce kendi bakış açısına göre değerlendirmeyi tercih eder. Düşünerek davranmayı öğrenmek için “Empati” gerekir. Kişinin kendisine “Ben olsam ne hissederdim?” sorusunu sorması, karşısındaki kişiyi anlamasını kolaylaştırır. İnsanlar, kendilerine gösterilen davranış tarzından hoşlanmadıkları zamanlarda iki farklı yönteme başvurabilirler. Bunlardan ilki hiç düşünmeden karşılık vermektir. İkincisi ise olayı ya da olayları karşıdaki kişi açısından düşünerek tekrar gözden geçirmektir. Unutma ve affetme konularında insanlara yardımcı olacak bir diğer soru da “İnsanlar niçin bu kadar zor?” sorusudur. Bu soru da diğer soru gibi insanlara duyarlılıkla yaklaşmada yardımcı olur. Çünkü anlık verilecek ve sonrasında pişman olunacak tepkiler yerine düşünmeye zaman ayırmak durumun yönünü değiştirebilir.

Bazen insanlar başkalarının hatalı ya da kaba tavırlarının nedenini düşünmek istemeyebilirler. Ancak bu, aslında kişinin kendi yararına yapacağı bir davranıştır. Karşıdaki kişiye hatalarının faturasını ödetmek, kişinin kendisinin de bir fatura ödemesiyle sonuçlanır. Aksi insanlara karşı daha sevecen davranmak, Tongue Fu’ya göre sadece mümkün değil aynı zamanda tercih edilebilir bir durumdur. Kızgınlığı hızlı bir biçimde aşmak için bir eylem planı oluşturulurken şu başlıklara yer verilmelidir: Unutulması Gereken: • Kendinden emin bir biçimde konuşmak, • Öfkeli ve sabırsız davranmak, • Yanlış davranışından ötürü kişiyi suçlamak, • Olaya kendi açısından bakmak. Kullanılması Gereken: • Sempatik davranmak, • Empatik ve anlayışlı olmak, • Merhametli davranmayı tercih etmek, • Kendini karşıdakinin yerine koymak.

Dertler ve Şikâyetler İnsanlar dertli biri ile konuşmaya başladıkları zaman mantık yürütme denemeleri yapabilirler. Ancak bu, karşıdaki dertli kişi açısından acının daha da pekişmesine yol açabilir. O nedenle bu gibi durumlarda “Terapistin Yöntemini” kullanmak daha yapıcı olabilir. Bu yönteme göre karşıdaki kişinin dertlerinin üstünü kapatmak yerine onunla direkt olarak problemini konuşmak gerekir. Terapistin Yöntemi, bir kişinin düşünce geliştirme ya da onay alma çabasıyla söylemiş olduğu şeyleri, benzer cümlelerle kendisine aktarmayı ifade eder. Terapistler de kendilerine anlatılan şeylere katıldıklarını ya da katılmadıklarını söylemezler. Onun yerine kendilerine söylenenleri daha yüksek sesle tekrar etmeyi tercih ederler. İnsanlarla dertlerini konuşmak konusu üzerine oluşturulacak eylem planında yer alan unutulması gerekenlerden bazıları şunlardır: • Karşıdaki kişiyi rahatlatmaya çalışmak, • Mantık yürütmeye çalışmak, • Karşıdaki kişiye ne hissetmesi gerektiğini söylemek. Eylem planında yer alan kullanılması gerekenlerden bazıları ise şunlardır: • Karşıdaki kişinin söylediklerini geri yansıtmak, • Kişinin içini dökmesine yardımcı olmak için yorumlarını tekrar etmek, • Bir şeyleri açıklamak yerine isteğini dile getirmek.

İnsanlar bir şeyden ötürü şikâyette bulundukları zaman, öncelikle söylemiş olduklarında doğruluk payı olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer doğru bir şey varsa “Haklı” olduğu söylenmelidir. İnsanlar genelde geçerli nedenlerden ötürü sinirlenirler. Öyle bir durumda da o kişinin veya kişilerin söylediklerini kabul etmek gerekir. Sonrasında da durumla ilgili neler yapılabileceği üzerinde durulmalıdır. Eğer konu üstünde fikir yürütülürse olay daha da genişler ancak kabul etmek durumu sonlandırır. Şikâyet eden bir insan karşısında “KÖH Treni”ne atlamak durumu daha farklı bir yere çeker. KÖH Treninin basamakları ise şöyledir: • Kabul et, • Özür dile, • Harekete geç. Ekspress KH Treni ise şikayetçi kişinin öfkesini etkisiz hâle getirmeye yardımcı olur. Burada iki basamak yer almaktadır. Bunlar: • Kabul et, • Harekete geç. Şikayetlerin son bulmasını sağlamak için uygulanabilecek eylem planında yer alan unutulması gerekenlerden bazıları şunlardır: • Hatanın nereden kaynaklandığını anlatmak, • Açıklamayı genişletmek ve çeşitlendirmek. Eylem planında yer verilen kullanılması gerekenlerden bazıları: • Özür dileyerek münakaşayı başlatmadan sonlandırmak, • Duruma dikkat çekmiş olduğu için kişiye teşekkür etmek.

Münakaşa Bazı tartışmalar, her iki kişi tarafından kazançlı olmayan sonuçları beraberinde getirir. Bu tür tartışmalarda kişi karşısındakinin fikrini değiştiremeyeceğini aslında bilir ve böyle durumlarda tartışmayı sürdürmek, her iki tarafın da duygularının incinmesine yol açar. Ayrıca kişiler arasındaki ilişki de bu tür tartışmalardan dolayı zarar görür. Karşıt durumlar ve olaylar kendi içlerinde iki ayrı tarafı bulundururlar. Taraf olarak adlandırılan ise geçerli görüşlere sahip olan kişilerdir. İnsanlar birbirlerinin karşıt görüşlere sahip olabileceğini anlamalıdırlar. Birbirlerine düşman gözü ile bakmaları ise yanlıştır. Erkekler ve kadınlar iletişim açısından farklı tarzlara sahiptirler. Bu nedenle genellikle birbirlerinin söyledikleri şeyleri yanlış yorumlayabilirler. Bu durum, çoğu zaman ufak davranışlarla çözülebilecek sorunları, büyük problemler hâline getirebilir.

Kültürel farklılıklar iletişime çeşitlilik katan yönlerden biridir. Her kültüre kendi içinde barındırdığı âdetlerden ötürü saygı duymak gerekir. İnsanlar iş amaçlı olsun ya da olmasın farklı kültürden insanlarla iletişim kurarlar ancak öncesinde karşı kültürün normlarını araştırmak ve ülkelerin âdetlerini incelemek fayda sağlar. Böylelikle farklılıkların bir anlaşmazlık hâlini alması da engellenmiş olur. Münakaşa anında durumu zarif bir biçimde sonlandırmak için uygulanacak eylem planında yer alan başlıklar ve sözler şunlardır: Unutulması Gerekenler: • Hemen münakaşaya başlamak, • Karşıtlık ortamı yaratarak münakaşanın tırmanmasına neden olmak, • Karşıdaki kişiye siz diye hitap ederek onu daha da kızdırmak, • Kendi konumuna odaklanarak karşıdaki kişiyi düşman gibi görmek. Kullanılması Gerekenler: • Münakaşadan kaçınmak, • Anlaşma atmosferi yaratmak ve münakaşayı önlemek, • Biz sözcüğünü kullanmak, • Sonuç almaya yönelik işbirliği yapmak.

Ne Söyleyeceğini Bilmek Kişiler, haksızlığa uğradıkları zaman sessiz kalmakta güçlük çekerler. Ancak bazen böyle anlarda söylenecek sözler, kişileri sonrasında rahatsız edebilir. Bu nedenle kişinin düşüncelerini kendisine saklamayı başarması yararlı olacaktır. Bir kişinin tehlikeyi soğukkanlılıkla karşılayabilmesi mertlik olarak tanımlanmaktadır. Mertlik, manevi veya zihinsel güç olarak da ifade edilir. İnsanlar söylemek istedikleri şeyleri yapıcı bir dille ifade etmelidirler. Özellikle rahatsız edici buldukları durumlarda bu yola başvurmalıdırlar. Bir kişi söylenen şeylere direndiği zaman, ona konu hakkındaki önerisini sormak gerekir. Çünkü bu sayede karşıdaki kişi, ifade edilen öneriyi dikkate alması gerektiğini anlayabilir. En dokunaklı konuşmalardan dahi etkili ve ikna edici olabilecek bir diğer yöntem ise suskun kalmaktır. Bazı durumlarda sözlü ifadeler kişilerin inatlaşmasına neden olabilir. Ayrıca ısrar etmek de konunun reddedilmesine yol açabilir. Sözlü dövüş sanatının en önemli yeteneklerinden biri dilini tutmayı bilmektir. Çünkü bazı durumlarda konuşma yarar yerine zarar doğurur. Bu nedenle de sessiz kalmayı öğrenmek önemlidir.

Dilini tutmak için oluşturulan eylem planında yer alan unutulması gerekenlerden bazıları şunlardır: • Söylenecek şeyin karşıdaki kişiyi incitip incitmeyeceğini düşünmeden konuşmak, • Dedikoduları onaylamak ve kendi olumsuz katkısını yapmak. Eylem planında yer alan kullanılması gerekenler ise şöyledir: • Konuşmadan önce ne söyleyeceğini düşünmek, • Kötü sözler söylememeyi ve dürüst davranmayı tercih etmek, • Tartışmayı yapıcı bir konuşmaya kaydırmak.

Emretmek Yerine Rica Etmek İnsanlar genelde emir almaktan hoşlanmazlar. Emir kipleriyle kurulmuş cümleler karşısında mutlu olan kişi sayısı da oldukça azdır. İnsanlar bir şeyi istedikleri için veya mecbur oldukları için yaparlar. Mecbur oldukları şeyi yaparken de direniş gösterir ve isteksiz olurlar. Çünkü bir şeyi yapmak için zorlanıyor olmak, insanlarda bazen büyük bir öfke uyandırır. Ancak istedikleri şeyi yaparken genelde gönüllü olarak hareket ederler. Talimatların öneri ya da rica şeklinde sunulması da çok önemlidir. Bir emri, öneri hâlinde sunmak, karşıdaki kişide ya da kişilerde istek uyandırabilir. Çünkü artık emir, mecburiyet olmaktan çıkar ve istek çerçevesine girer. Örneğin: Emir Cümlesi • Arkadaşlarınla oyuna gitmeden önce çöpü boşalt. Rica-Öneri Cümlesi • Çöpü boşalttıktan sonra arkadaşlarınla oynamaya gidebilirsin.

İkaz etmek ise aslında dırdır etmekle aynı durumu ifade eder. Eşler ve ebeveynler birbirlerine veya çocuklarına devamlı bir şeyler hatırlatmaya çalışabilirler. Aslında burada amaç, hatırlatma yaparak onlara yardımcı olmaktır. Ancak bazen bu hatırlatmalar karşı tarafta paylama etkisi de yaratabilir. Böyle durumlarda karşıdaki kişi de tepki gösterebilir. Hatta söylenen talebe uymak istemeyerek onu reddedebilir. Kişilere sorular sorarak onları yönlendirmek, bu konuda kolay bir yöntem olabilir. Bu sayede kişi, aslında kendini keşfetme fırsatını yakalamış olur. Ancak önemli olan soruların kibar bir dille karşıdaki kişiyi aydınlığa kavuşturmasıdır. Çünkü karşıdaki kişinin kendi sorularına ulaşmasını sağlamak buradaki önceliktir. Emir yerine rica etmek için hazırlanan eylem planında yer alan unutulması gerekenlerden bazıları şunlardır: • Yetkili olmanın, yapılması gerekenleri dikte etmek olduğunu düşünmek, • İnsanlara ne yapmaları gerektiğini anlatmak, onların direnç göstermesine neden olur, • Komutları “Yapmalısın” şeklinde ifade etmek. Eylem planında yer alan ve kullanılması gerekenlerden bazıları ise şöyledir: • Buyrukları rica şeklinde ifade etmek, • Önerilerde bulunmak.

Aşırılığa Gitmekten Kaçınmak İletişimde kullanılan aşırı sözler, tepkilerin de yükselmesine neden olur. İfade edilen olay abartıldığı zaman kişiler kendilerini kaybedebilir ve büyük tepkiler verebilirler. Tartışmalarda nesnel olunması da gözlemlerin gerçek hayata uygun somut ifadeler içermesine bağlıdır. Abartılı anlatımlar, inanılırlığın da zedelenmesine neden olabilir. Bazı insanlar abartılı anlatmayı alışkanlık hâline getirmişlerdir. İnsanları strese sokan şey, olayların kendisinden çok kişilerin olayları yorumlama biçimleridir. Fiziki olaylarda kişiler ne olduğu hakkında düşünme ihtiyacı duymazlar. Ancak bütün öteki olaylar için durum tamamen farklıdır ve bazı duygular şu süzgeçlerden geçirilerek üretilir: • Değerler, • Düşünceler, • Beklentiler, • Alışkanlıklar ve sözcük haznesi, • Deneyim.

Bu süzgeçlerden birinden veya birden fazlasından geçerek üretilen duygular kişileri rahatlatabilir. Bazen ise kişilerin öfke duymasına yol açabilir. Koşulların iyi veya kötü olması da kişilerin onu nasıl yorumladığıyla ilgilidir. O nedenle duyguların duruma uygun olması için kişinin olayı kendine tarif etmesi gerekir. Burada tarif abartılırsa çıkacak olan duygular da abartılı olacaktır. Aşırılığa gitmekten kaçınırken oluşturulan eylem planı ise şu şekildedir: Unutulması Gerekenler: • İthamları reddetmek, • Haksız yere itham edildiği duygusuyla öfkeli tepki vermek. Kullanılması Gerekenler: • Kendisine söylenen abartılı sözleri vurgulu bir ifade ile tekrarlamak, • İthamları duymazdan gelerek çözümlere odaklanmak.

“Hayır” Demek Bir şeyi açığa çıkarmayı gerektirecek şeylerin ne olduğuna doğru karar vermek gerekir. Kişi birinden sadece hoşlanmadığı için onunla karşı karşıya gelmemelidir. Çünkü asıl zekice olan onu karşısına almadan önce doğabilecek sonuçları düşünmektir. Bu süreçte göz önünde bulundurulacak “Muharebelerinizi Kendiniz Seçin Ölçütü”, karar vermekte yardımcı olacaktır. Ölçütte yer alan kişinin kendine sorması gereken sorular şunlardır: • Bu sıradan bir olay mı? • Olayın tarihsel arka planı nedir? • Davranış kasıtlı mı yoksa masum mu? • Bu durum değişebilir mi? • Söz konusu olan uzun vadeli bir kazanım ile kısa vadeli bir kayıp mı? Kontrol listesinden sonra kişi, nasıl davranacağına karar verir.

İnsanlar rahatsız veya mutsuz oldukları durumlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu konuda ise yapabilecekleri üç farklı şey vardır. Bunlar: • Diğer kişiyi değiştirmek, • Durumu değiştirmek, • Kendini değiştirmek. İnsan ilişkilerinde bir tarafın devamlı olarak isteklere boyun eğmesi sağlıklı değildir. Aynı şekilde sadece kendi duygularını dikkate alan kişiler de sağlıklı ilişkiler kuramazlar. İlişkileri başarılı bir biçimde kurup sürdürebilmek için ihtiyaçların dengede tutulması gerekir. İnsanlar, kendilerine sunulan talepleri ya da istekleri geri çevirirken ilişkilerine zarar vermekten korkarlar. Ancak zarar görmeden ve endişelenmeden “hayır” diyebilmek için uygulanabilecek dört adım vardır. Bunlar: • “Konu hakkında düşünmek için zamana ihtiyacım var.” demek, • Hayır ya da evet demek, • Hayır deyip sorunu başka araçlarla çözmek, • Nazik bir biçimde suçluluk duymadan hayır demek.

Güven Duymak ve İkna Etmek İnsan davranışlarına dair bazı saptamalar vardır. Bunlar: • Özgüven aralıksız, başarılı ve sık pratiğe dayalıdır, • Sinirlilik; endişe ve kuşku üzerinde yoğunlaşmanın bir sonucudur, • İnsanlar yabancısı oldukları durumlarda rahatsızlık duyarlar, • Zihinsel idman gerçek pratikten çok daha iyi ve hızlı olmayı sağlayan mükemmel bir pratiktir. “Gözünde Canlandırma Tekniği” ile kullanılan bu saptamalar, tereddüttün kararlılığa dönüşmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca bu sayede kişi, herhangi bir alandaki performansını da iyileştirebilir. Ancak gözünde canlandırmanın zararlı ya da yararlı olması kişinin bakış açısına bağlıdır. Kişinin düşüncelerini kendi üzerinde yoğunlaştırması, endişelenmesine yol açar. Fakat dikkatini dinleyiciye yöneltirse endişelerinden kurtulmuş olur. Güvenli davranmak için yapılacak eylem planında yer alanlar şunlardır: Unutulması Gerekenler: • Kişinin kendine endişe ve korku telkin etmesi, • Kişinin endişe ve kaygıları üzerine yoğunlaşarak daha da sinirlenmesi, • Her şeyin kötü gideceğini düşünmek. Kullanılması Gerekenler: • Kişinin kendine öngörü ve kararlılık telkin etmesi, • Katılacağı etkinliğin nasıl geçmesini istediğinin önceden provasını yapmak.

İkna etmenin beş ilkesi vardır. İnsanlar bu ilkeleri kullanarak düşlerini gerçekleştirebilirler. Bu beş ilke şu şekilde sıralanmaktadır: • Duruma olumlu beklentilerle yaklaşmak, • İtirazları önceden tahmin ederek seslendirmek, • Bütün noktaları tek tek numaralandırmak ve belgelemek, • İhtiyaçlarına yanıt vererek onların dilini konuşmak, • Karşıdakileri fikirlerini “Denemeye” esinlendirmek. Geri çevrilmiş veya reddedilmiş isteklerin tekrar dikkate alınmasını sağlamak için izlenecek yol ise şöyledir: • Geri çekilme, • Yeniden değerlendirme, • Yeni bir yaklaşım gösterme.

Sonuç olarak “Tongue fu”, bir sözlü dövüş sanatı ve aynı zamanda insanların hayat felsefesi olarak benimseyebileceği bir iletişim tarzıdır. Günlük hayatta insanlara dayatılan veya onları zora sokan olaylar karşısında nasıl ılımlı olabilecekleri konusunda insanlara yardımcı olmaktadır. Ayrıca adil olunmayan durumlara karşı koymakla ilgili bazı önemli özellikleri de ifade etmektedir. Bu kitap ile “Tongue fu” sanatının tüm özellikleri anlatılmıştır. Ayrıca her bölümde yer verilen eylem planları ve günlük hayatta ihtiyaç duyulan püf noktalarını da özetler nitelikte oluşturulmuştur.





Site Yaptırmak mı İstiyorsunuz

Kurumsal ve e- ticaret siteleri için doğru yerdesiniz

Kurumsal Site: 499 TL

E- Ticaret Sitesi: 799 TL

Bilgisayar Ekranları

Mesai Saatlerimiz

Hafta İçi 09-17 Arası

Yerimiz

Akyol mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 111/B Şahinbey - Gaziantep

bilgi@mirkitap.com

5539207655

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter