Din Günü ve "Tanrı'yı Kıyamete Zorlamak" Safsatası

“Din Günü” kavramından önce “Malik” isminin zikredilmesi “kıyamet gününün” var olmasıyla insan fiilleri arasında hiçbir doğrudan bağlantının olamayacağını beyan etmek ve “kıyamet gününden” önce dünyanın sahibi ve egemeni gibi davranan İlluminati Örgütü’nün, İblis’e tapan “Hizmet Cemaati’nin” tüm gayretlerinin nafile olacağını bildirmek ve de müslümanların küresel çetelere karşı korkmadan direnmesi gerektiğini hatırlatmak içindir.



Kitap Alıntısı

Gece ve gündüzün toplamı gün; birbirini yok edemeyen zıtlıkların çatışma sahası. Bir yerde düğümlenmesini, nihai neticeyi bekliyorsunuz lakin: “Andolsun fecre. On geceye. Çifte ve teke. Gitmekte olan geceye. Nasıl bunlarda akıl sahibi için yemin var değil mi?”1 Anlıyoruz ki, gündüz ve gece sadece zamansal değil siyasi, sosyal, iktisadi değişimlerin de simgesi. “Akıl sahipleri için yemin…” ifadesi akıl sahiplerinden beklenenin gece ve gündüz içindeki her şeyi bir yere “düğümlemesi” zira akıl lügatte “bağlamak ve tutmak”2 manasına gelir. Aslında tüm inançlar zamana sembolik anlamlar verir. “Hayat, ancak bu dünyada yaşadığımızdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman helak eder”3 diyen zamana tapan Dehriler bile inançlarını “tabiat yaratır, zaman yok eder” şeklinde formüle etmiştir. “Sabah yakın değil mi”4 “kurtuluş” değil “sabah” beyanı eşcinsellerin zulümlerinden bunalan Hz. Lut (as)’a müjde. Hak-Batıl mücadelesinde günler, bir o yana bir bu yana döner: “O Günler ki biz onları insanlar arasında döndürür dururuz. Bu da Allah’ın sizden iman edenleri ayırt etmesi ve sizden şahitler edinmesi içindir. Allah zalimleri sevmez.”5



Fâtiha Sûresi’nde zikredilen “Malik-i yevmi’d-din (Din Gününün Maliki)” ayeti tüm zamanları, zamanın içindeki her şeyi “düğümler” ve din gününe havale eder. Kıyamet, haşr, hesap günü değil din günü zira kıyametin, hesabın, yeniden dirilmenin amacı, bağlı olduğu yer din. Yaşadığımız günlerin hepsi din gününe ulaşmak için yaşanıyor. Çünkü… Ayette “Din Günü” kavramından önce “Malik” isminin zikredilmesi önceki tüm günlerin, değişimlerin, çatışmaların, zıtlıkların “derlenip toparlanıp” bir yerde toplanacağını haber vermek için. Artık nihai hüküm günü; Nur’a tabi olanlar cennete, karanlıklar içerisinde yaşayanlar ise cehenneme girecek. Malik isminin din gününden önce kullanılması dünya günlerinde “isyan” etme özgürlüğü olanların bugün buna muktedir olamayacağını herkesin dine boyun eğmek zorunda kalacağını da haber veriyor.

Yine “Malik” isminin “din günü” tabirinin önünde zikredilmesinden açıkça anlıyoruz ki, “Din Günü’nün” başlangıç ve bitişinin kontrolünün tamamen Allah’ın tasarrufunda olduğunu idrak ediyoruz. Bu günün ne zaman olacağı bilgisi Allah’tan başka hiç kimsenin (peygamberler dâhil) uhdesinde değildir: “Saatin (kıyametin) ne zaman demir alacağını sorarlar. De ki: “O’nun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O’ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir.” Sanki ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: “O’nun ilmi yalnızca Allah katındadır. Ancak



insanların çoğu bilmezler.”6 İnsanlar ne yaparsa yapsın kıyametin gününü bilemeyecekleri gibi kıyametin zamanını ne öne alabilirler ne de erteleyebilirler. Lakin tarih boyunca “Dünya Malikiyeti” peşinde koşan kimseler değişik kıyamet tezlerini devreye sokmaya çalışmışlardır. Kısaca Dünya Tarihi, bir tarafta insanlara, rahmetiyle muamele eden Rahman ve Rahim Allah ile dünyaya egemen olacağını zanneden kıyamet tacirlerinin sözde mücadelesinden ibarettir.

Yazar, Grace Hallsell, “Tanrıyı Kıyamete Zorlamak” isimli eserinde “Siyonistler” ile “Evanjelist Protestanların” dünyaya egemen olmak için “Tanrıyı Kıyamete Zorlamak” peşinde olduklarını delilleriyle izah eder. “Armegedon, Mehdi, Deccal, Yecüc ve Mecüc” gibi anahtar kavramları işlerine geldiği gibi kullanan İlluminati Çetesi ve ona bağlı örgütler (cemaatler, tarikatlar vs.) aslında dünyayı yönetecek herhangi bir ideolojik paradigmaya sahip değiller. Bu yüzden dehşet senaryoları, iç savaşlar, toplu katliamlar, darbelerle insanları birbirine düşürüp nihayetinde insanların mecburen kendilerine boyun eğmesini talep etmektedirler.



Müslümanlar bilir ve inanır ki hiçbir güç, örgüt Allah’ı kıyameti kopartmaya zorlayamaz. “Din Günü” kavramından önce “Malik” isminin zikredilmesi “kıyamet gününün” var olmasıyla insan fiilleri arasında hiçbir doğrudan bağlantının olamayacağını beyan etmek ve “kıyamet gününden” önce dünyanın sahibi ve egemeni gibi davranan İlluminati Örgütü’nün, İblis’e tapan “Hizmet Cemaati’nin” tüm gayretlerinin nafile olacağını bildirmek ve de müslümanların küresel çetelere karşı korkmadan direnmesi gerektiğini hatırlatmak içindir. Şeytana ibadet eden “Hizmet Camialarının” her hareketi hezeyan her şeyleri kendi kayıplarını arttırmaktan başka bir şey değil. İyi ama “Nükleer Silahlar” diyeceksiniz ve “nükleer silahlarla” dünyanın yok olmasının mümkün olduğundan dem vuracaksınız. Bir kere bilmeliyiz ki kıyamet sadece dünyanın değil bütün bir âlemin yok olmasını içerir, hiç kimsenin kıyameti kopartmaya insanlığın tümünü yok etmeye gücü yetmez. Bu noktada Kur’an-ı Kerim’de kıyamet tasvirleri yapılırken öncelikle bizim zaman kavramını anlamamıza yardım eden ve dünyanın dışında yer alan Güneş’in yok edilmesiyle başlanılması bile Kıyamet ile Şeytani Hizmet Cemaatinin herhangi bir alakasının olamayacağını telmih eder: “Güneş katlanıp dürüldüğünde, Yıldızlar bulanıp söndüğü zaman, Ve dağlar yürütüldüğü vakit.”7 Şeytana tapan “Hizmet Cemaati” boşa direniyor kazanan Rahman olacak.


Site Yaptırmak mı İstiyorsunuz

Kurumsal ve e- ticaret siteleri için doğru yerdesiniz

Kurumsal Site: 890 TL

E- Ticaret Sitesi: 1490

Bilgisayar Ekranları

Mesai Saatlerimiz

Hafta İçi 09-17 Arası

Yerimiz

Akyol mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 111/B Şahinbey - Gaziantep

bilgi@mirkitap.com

5539207655

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter