Ara

Din eğitimi ama nasıl?

Eğitim sisteminin genel problemlerinden öğretmenlerin sahip olması gereken niteliklere, zorunlu eğitimden seçmeli Kur’an derslerine, öğrencilerin sorunlarından nesiller arasındaki iletişim zorluklarına pek çok konuya dair sahada görev yapan entelektüel bir öğretmenin tespit, yorum ve önerilerinin dikkatle okunması gerekiyor.

Munise Şimşek

Dünyabizim

Eylül’de okulların açılmasıyla yaz tatilinde uzaklaştığımız “eğitim” konusu yine gündeme oturacak. Böyle bir süreçte eğitimle ilgilenen herkes için Hüseyin Akın’ın “Bana Öğretmenini Söyle” kitabını okumak ufuk açıcı olabilir.



Şule Yayınlarından çıkan kitap, Hüseyin Akın’ın farklı mecralarda yayınlanan yazılarından derlenmiş. Önceden yayınlanan yazılardan oluşan her kitap, takdir edersiniz ki cazip gelmeyebiliyor okuyucuya. Ancak “Bana Öğretmenini Söyle” kitabı tekrar tekrar okunmayı hak edecek bir mahiyette. Zira şair ve yazarlığının yanında 25 yıldan fazla İstanbul’daki kalburüstü okullarda “Din Kültürü” öğretmenliği yapan Hüseyin Akın, gündemdeki tartışmalara paralel olarak, kendi tecrübelerini aktarmış bizlere.


Eğitim sisteminin genel problemlerinden öğretmenlerin sahip olması gereken niteliklere, zorunlu eğitimden seçmeli Kur’an derslerine, öğrencilerin sorunlarından nesiller arasındaki iletişim zorluklarına pek çok konuya dair sahada görev yapan entelektüel bir öğretmenin tespit, yorum ve önerilerinin dikkatle okunması gerekiyor.


Yine kitap farklı yazılardan oluşsa da, aynı konuya odaklanan yazıların bir araya getirilmesi sebebiyle bir bütünlüğe de sahip. Yazarın ilköğretim yıllarından başlayıp üniversite öğrenciliğine kadar uzanan eğitim hayatına dair paylaştığı hatıralar üzerinden yaklaşık 40 yıllık bir süreçte eğitim sisteminde yaşanan gelişme ve değişimleri hem de süregelen veya çözülemeyen sorunları takip etmek mümkün.


Usta bir şair ve yazar tarafından kaleme alınmış yazılar ayrıca edebi bir lezzete de sahip. Hüseyin Akın’ın latif ve nüktedan üslubu sayesinde çok sıkıcı gelebilecek konular bile zevkle okunabiliyor.


Elbette “Din Kültürü” öğretmeni olduğu için Hüseyin Akın’ın gündemindeki konulardan biri din eğitimi olmuş. Kitapta “Din kültürü tartışmalı bir ders olmaktan çıkarılmalıdır” başlığıyla yer alan ve bu derslerin nasıl verilmesi gerektiğine dair öneriler içeren yazıdan alıntılar yapıyoruz:


“Bir: Din Kültürü dersi kendi doğasına uygun olarak (Din olgusu ve bütün dinler ile ilgili malumat) seçmeli hale getirilmeli ve yıllar yılı hep itilip kakılan bir ders olmaktan çıkarılmalıdır.”


“İki: Müfredattan da daha önemli olan öğretmen kalitesidir. Özellikle din öğretmenlerinin yetenek ve yetkinlikleri dikkate alınmalı, müfredatı uygulamaya müsait bir zihin yapısı taşıyıp taşımadığı kontrol edilmelidir.”


“Üç: Kitaplar günümüz dil ve idrakine uygun bir üslup ve yeterlilikle hazırlanmalıdır.”


“Dört: Seçmeli dini derslerin içerik, öğretim, prosedür ve duyuşsal yönü uyum içerisinden olmalıdır.”


“Beş: Dinin hep soru ve sorun tarafı değil; aydınlanma ve neşeye yönelik karakteri vurgulanmalıdır.”


“Altı: Öğrenciyi sınav dışı zamanlarda harekete geçirecek sorumluluk ve projeler verilmelidir. Karşılığında not olmadan da öğrenme hazzının yaşanabileceği bilinci yerleştirilip bilinçlendirilmelidir.”


“Yedi: Din konusunda esaslı sorular sormak, iyi cevaplar vermekten daha etkilidir. Soru sormak peşin fikirlilikten, ön yargıdan arındırarak zihni pozitif sorgulamaya yöneltir.”


“Sekiz: Din öğretmenleri diksiyon eğitimi almalı, sanat bilinci kazanmalı ve beden dilini uyumlu kullanabilme yetisine sahip yetişmelidir.”


“Dokuz: Vaaz ve nasihat ağzı ile din anlatımların bıktırıcı ve etkisiz olduğu tecrübelerle sabittir. Kitaplarda ve öğretmenin anlatımlarında bu buyurgan, kuru ve klişe anlatım biçimleri yerine paylaşımcı bir dil kullanılmalıdır.”


“On: Kader, ahiret ve Allah’ın varlığı gibi konular aklın imkânlarını fazla zorlamadan sahih rivayetlerin ışığında öğrencilerin yaş ve idrak seviyesi göz ünde bulundurularak hazırlanmalıdır.”

Derin Bakış