top of page

Devlet Meselesinde İhsan Şenocak'ın ve Ebubekir Sifil’İn Dini Satması

Ebubekir Sifil ve İhsan Şenocak’ı ilmi olarak ciddiye almaya gerek yok. Ahlaken bile ciddiye alınmaya değmezler. Din adına yalan söyleyenleri niye ciddiye alalım ki?



Akıl En Büyük Peygamberdir
Devlet Meselesinde İhsan Şenocak'ın ve Ebubekir Sifil’İn Dini Satması

Devlet ve otorite meseleleri fıkhi mesele ama meselenin fıkhi bir mesele olduğunun farkında değil, Şenocak. O da Ebubekir Sifil gibi Hanefi olduğunu iddia ediyor. Ama sadece suya sabuna dokunmayan meselelerde.


İhsan Şenocak'a soruluyor: "Türkiye, Dar'ul Harb midir" sorusuna ezanlar okunduğu ve ülkede müslümanlar var diye Dar'ul İslam cevabını yapıştırıyor. Dünyanın her tarafı Darul İslam dese ne kadar güzel olurdu.

Biliyorsunuz Peygamberimiz (sav) Efendimiz ve ashabı Mekke'de iken bütün İslam alimleri Mekke'yi Dar'ul Harb olduğunu söylemişlerdir. Kabe'nin olduğu Mekke. Peygamberin olduğu Mekke. Dünyanın en güzel müslümanlarının olduğu Mekke. Çünkü Mekke'de İslam hakim değildi. Devletin kanunlarını Dar'un Nedve isimli mecliste yapıyorlardı.


Türkiye'ye gelince. İhsan Şenocak'ın Allah'ın ayetlerini birkaç kuruşuna satmasını boş vererek söyleyelim. Türkiye Cumhuriyeti, Demokratik-Laik bir devlettir. İslam Devleti değildir. İslam Fıkhındaki Dar meselesi tamamen hakimiyet (devlet) ile alakalıdır.


Yazar Ebubekir Sifil'e de sorsanız amelde Hanefi... Ama sadece suya sabuna dokunmadığı zamanlarda. İslam'ın devlet meselelerini değerlendirirken şu ibareler ona ait:


"Hanefi mezhebine göre Türkiye ‘ye daru’l harb diyemeyiz. Türkiye’de müslümanlar güven (eman) içindedir. Üzerimize hakim olan sistem hukuk düzeni %100 küfür düzeni diyemeyiz. Mevcud hukuk sistemi içerisinde islam ahkamıyla örtüşmeyen kanunlar var ama örtüşen kanunlar da var. Dâru’l-Harb’i, dâru’l-Harb yapan en önemli kâide, o yerin harb (savaş) yeri olmasıdır, yani savaşmaktır. Türkiye’ye dâru’l-harb diyenlerin geneli de savaşmak, harb etmek dışında herşeyi yapıyorlar. Çünkü harb etmek işlerine gelmiyor. Bu heva ve hevesle hükmetmektir. Mükellefiyetlerinden kaç, ruhsatlarından istifade et ne güzel. Bu bir mü’mine yakışmaz”


Deveye sormuşlar "neren eğri..." Yukarıdaki sözlerin neresini düzelteceksin. Bırak dağınık kalsın.


Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Demokratik - Laik bir devlettir. Anayasa'sında böyle geçer. Asla ama asla İslam Devleti değildir. Dini devlet hayatına adapte etmek suçtur. Diyanet İşleri Başkanlığı anayasaya göre "Laikliğe" göre faaliyette bulunur.


Mevcut hukukta İslam ile bağdaşan yerler varmış. İsrail'de de var. ABD ve Rusya'da da. Sifil kendini zorlamasın tüm dünya İslam Devleti.


Bir yer İslam Devleti olmazsa orada savaş vs. olurmuş. Hukuki tespit ayrı fiili durum farklı. Hem müslümanlar savaş meraklısı değildir. Hukuklarına riayet edilirse neden savaşsın müslümanlar. Ama Ebubekir Sifil belden aşağı iyi vuruyor.


Ebubekir Sifil yalan söylüyor. Hanefi Mezhebinin geçerli fetvasına göre bir memlekette İslam'ın kanunları egemen değilse orası İslam Devleti değildir. Türkiye Cumhuriyeti, İslam Devleti değildir.


Ebubekir Sifil ve İhsan Şenocak’ı ilmi olarak ciddiye almaya gerek yok. Ahlaken bile ciddiye alınmaya değmezler. Din adına yalan söyleyenleri niye ciddiye alalım ki?










コメント


bottom of page