top of page

Dangalak ve İsmet Özel

Kelimelerin objektif değeri var. Yazar(!) ve sonra şait (!) İsmet Özel ise kelime ve kavramlara kendi yanından sübjektif değerler yüklemekte beis görmüyor. Tavuk olmadığı halde “Türk=İslam” yumurtası İsmet’e ait. İsmet’i mazur görüyor bazıları. Oysa kelimelerle keyfimize göre oynayabileceksek o zaman bilme kelimesi de anlamını yitirir tam anlamıyla cehalet esas faktör olur.



Akıl En Büyük Peygamberdir
Dangalak ve İsmet Özel

İsmet Özel’e eskiden ırkçı diyenlerdendim. Şimdi ise hem ırkçı hem de faşist diyorum. Hem de hiçbir omurgası olmayan, ardan payı olmayan faşist. Hiçbir utanma belirtisi yok, arsızlık paçalardan akıyor; seviyesizlik boyunu aşmış. Bu sebeple İsmet Özel, hiç şüphesiz Türkiye’nin en büyük ırkçılarından biri. “Kürtlerin derhal asimilasyona uğratılmasını” ferman buyuruyor: Cinnet, adam kılığına girmiş. Tanıdığım tüm ırkçılar katıksız aptal ama aptallığını bu kadar pervasızca sergileyen insan yoktur. Hitler bile. Çünkü Hitler, hiçbir zaman Yahudilerin asimilasyonundan bahsetmedi. Bu mahlûkta Hitler kadar seviyesizlik bile yok.


Aforizmaların büyüsünü hakikat zanneden İsmet’in hayatı da dalgalı. Şair diye tanıtır kendini lakin hiçbir zaman şair olamadı sadece şuurunu kaybetti. Kur’an-ı Kerim şuursuz, kelime hipnotizmasına kapılmış, aforizma delisi şairler hakkında şöyle buyurur: "Onların (şairlerin) her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmez misin?" (Şuara Suresi: 225-226) Hiçbir zaman hiçbir şeye inanmadı; önceleri komünist takıldı, sonraları müslüman. Müslüman takıldı zira şu deli saçması sözler O’na ait:

"Allah bana 20 yaşında komünist olmayı nasip etti. Eğer bir insan komünist olmadan müslümansa bu insanın Ümmet-i Muhammed'e yapmayacağı kötülük yok." Hadi lan dangalak…


Ne demiştik Müslüman takıldı; şimdilerde koyu, çirkin mi çirkin ırkçı… Kürtleri aşağılamaktan aşırı zevk aldığı her halinden belli; Türklük ile İslam kavramını eşitlemekten dem vuruyor. Bütün hasta ruhlular O’na âşık. Çünkü:


"Şairlere gelince, onlara da yoldan sapanlar uyar." (Şuara Suresi: 224)


İslam’ı ideolojilerden bir ideoloji zanneden İsmet, aklın kaidelerini de tanımıyor. Allah’ın elçisinin tebliğleri de umurunda değil. Buna rağmen Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ersin Çelik, “şairlere gelince, onlara da yoldan sapanlar uyar” fermanı uyarınca şöyle diyor: "İsmet Özel'e "faşist" diyenlerdendim. Türklük tanımının "ırkçılık" olduğunu savunurdum. Sonra... Yaşadıkça, gördükçe, okudukça fark ettim ki, İsmet Özel düşüncelerinde haklıydı." Öyle ya… Eskiden ben de İsmet Özel’e faşist derdim. .. Şimdi ise… Şimdi hem İsmet Özel’e hem Ersin Çelik’e faşist diyorum.


Kelimelerin objektif değeri var. Yazar(!) ve sonra şait (!) İsmet Özel ise kelime ve kavramlara kendi yanından sübjektif değerler yüklemekte beis görmüyor. Tavuk olmadığı halde “Türk=İslam” yumurtası İsmet’e ait. İsmet’i mazur görüyor bazıları. Oysa kelimelerle keyfimize göre oynayabileceksek o zaman bilme kelimesi de anlamını yitirir tam anlamıyla cehalet esas faktör olur. Komik olan onlarca kitap karalayan Mustafa Kutlu’nun açıklamaları; “İsmet Özel son büyük Türk şairidir.”


“Oha!..” “Oha” kelimesi bile az kaçar… Ne diyordu Cemil Meriç; “"Kamus, bir milletin hafızası... Kamus, bir milletin hafızası, yani kendisi; heyecanıyla, hassasiyetiyle, şuuruyla. Kamusa uzanan el namusa uzanmıştır. Her mukaddimesi yıkan Fransız ihtilali, tek mukaddese saygı göstermiş: kamusa." İsmet şair ve yazar olabilir mi? Mustafa Kutlu, adeta şöyle diyor: “Kelimelere değer vermeyen, ona istediği manayı veren İsmet son büyük Türk şairi.” Kamusu ciddiye almayan İsmet ve Mustafa Kutlu’yu ciddiye almak ciddi akıl sağlığı problemi. Gölge oyunu bitsin. Ne İsmet şair ne de Mustafa Kutlu yazar. Onların zırvalarını okumasanız da olur… Hiçbir şey kaybetmezsiniz.


Aforizmaların büyüsüne kendini kaptıran ve bir duyguyu yalıtıp sonra malum duyguyu bütün duyguların üzerine egemen kılan ve bununla da yetinmeyin tek duygusunu aklına egemen kılan kimseler mutlaka akıl sağlıklarını kaybederler.

コメント


bottom of page