Bir Beyaz Adam Hikâyesi

‘Birinin her şeyi varken, diğerinin hiçbir şeyi olmamasına izin vermeyen geleneklerimizi sevelim. Sevelim ki, Papalagi (beyaz adam) gibi kardeşi yanı başında keder ve acı içindeyken mutlu ve neşeli olmayalım.’


Munise Şimşek

Dünyabizim

Kaçan bir gol kadar üzülmedik değil mi?

Ölürken çocuklar o güzel Afrika’da

İbrahim Tenekeci

Yoksulluk, açlık, hastalık ve katliamlarla özdeşleşmiş bir coğrafya bugün Afrika. Oysa 15. yüzyılda Avrupalılar bu toprakları sömürmeye başlayıncaya kadar dünyanın zengin kıtalarından biriydi Afrika.



O tarihten 2. Dünya Savaşı sonrasına kadar kıta yeraltı kaynaklarından bitki örtüsüne, el emeğinden insanına kadar beyaz adamın ihtirasları doğrultusunda sömürüldü. Bu da yetmezmiş gibi Avrupalılar bu toprakları terk ettiklerinde arkalarında kirli bir miras bıraktılar: şiddetin ve açlığın pençesinde kıvranan bir Afrika…

Ruanda’da 1994’te tarihin en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Hutu ve Tutsilerarasında çıkan olaylarda 100 gün içinde yaklaşık 800 bin insan katledildi. Kongo iç savaşında 6 milyon insan hayatını kaybederken 2 milyondan fazla kişi mülteci konumuna düştü. Darfur, Liberya, Sierra Leone, Uganda ve diğer ülkelerde son 50 yılda meydana gelen çatışmalarda büyük katliamlar yaşandı ve insanlık suçu işlendi.

Afrika’nın yaşadığı bu acıya tanıklık etmek isteyenlere Bilgi Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan 20. Yüzyılda Soykırım ve Etnik Temizlik kitabı rehberlik edebilir. Her biri farklı yazarlar tarafından kaleme alınmış makalelerden meydana gelen kitap, özellikle Soğuk Savaş sonrasında Ruanda, Uganda, Liberya, Sierra Leone, Kongo, Darfur, Çad ve Sudan’da yaşanan çatışmaların tarihî dinamiklerini ortaya koymaya çalışıyor. Ayrıca soykırımla sonuçlanan bu şiddet olayları karşısında uluslararası toplumun aldığı tavrı ve çözüm girişimlerini de derinlemesine sorguluyor.

Sömürgeciliğin kanlı mirası


Kitaptan edindiğimiz bilgiye göre Afrika’da yaşanan katliamlar ve insanlık suçlarının temelinde sömürgecilik döneminin kanlı mirası ve küresel siyaset içerisindeki eşitsiz ilişkiler yatmakta. Sömürge döneminde kıtada dinî ve etnik kimlikler arasındaki farklılıklar bilinçli olarak öne çıkarıldı. Avrupalılar işgal ettikleri toprakların halklarını daha kolay yönetebilmek adına bazı gruplarla siyasî bağlar kurarken bazılarını geri plana ittiler. Tutsi ve Hutu örneğinde olduğu gibi aynı dili konuşan, aynı dine ve ırka mensup toplumlar fiziksel ve biyolojik özelliklerine göre yapay kimlikler edindiler.

Bağımsızlık ve uluslaşma süreciyle birlikte geleneksel dokusu bozulmuş, yapay sınırlarla ve kimliklerle ayrışmış bir Afrika, otoriter liderlerin elinde patlamaya hazır bir bombaya dönüştü. Sınırların kabile yaşantısı ve demografik dağılımın hilafına çizilmesi sebebiyle bağımsızlığını kazanan Afrika ülkelerinin ortak bir kimlik inşa etmesi mümkün olmadı. İşsizlik, yoksulluk, küresel ekonomik krizlerin yansımaları, gelir dağılımındaki adaletsizlikler ve farklılıkların karşılıklı nefrete dönüştüğü bir ortamda gruplar arasında başlayan çatışmalar dehşetle sonuçlandı.

Afrika büyük bir silah pazarı haline geldi

Kitabın parmak bastığı önemli hususlardan biri de uluslararası toplumun soykırım ve insanlık suçuyla sonuçlanan bu katliamlara kayıtsız kalışı. Başta BM olmak üzere uluslararası kuruluşlar çatışmaları önleyemediği gibi, bölgenin kârlı bir silah pazarına dönüştürülmesine de göz yumdular. Ruanda’daki çatışmalar sırasında Çin, Fransa ve İsrail’in taraflara silah sattığı biliniyor. Afrika’da yaşananlardan anlaşılan o ki, uluslararası sistemin yapısı toplumsal eşitsizliklere ve adil olmayan yapılanmalara yol açtığından insanî suçları engellemesi pek mümkün değil.

Erich Schuermann’ın Göğü Delen Adam Papalagi kitabının kahramanı olan Afrikalı kabile şefi vicdanen sakatlanmış bir medeniyetten medet ummanın beyhudeliğini ve çözüm yolunun merhametten ve sevgiden geçtiğini çok önceden şöyle ifade etmiş: “Birinin her şeyi varken, diğerinin hiçbir şeyi olmamasına izin vermeyen geleneklerimizi sevelim. Sevelim ki, Papalagi (beyaz adam) gibi kardeşi yanı başında keder ve acı içindeyken mutlu ve neşeli olmayalım.”

Site Yaptırmak mı İstiyorsunuz

Kurumsal ve e- ticaret siteleri için doğru yerdesiniz

Kurumsal Site: 499 TL

E- Ticaret Sitesi: 799 TL

Bilgisayar Ekranları

Mesai Saatlerimiz

Hafta İçi 09-17 Arası

Yerimiz

Akyol mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 111/B Şahinbey - Gaziantep

bilgi@mirkitap.com

5539207655

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter