Ara

Bir çırpıda romanı tekrar bitirdim

Muhammed Çimen, 1987 yılında Isparta’da doğdu. Trabzon’da üç yıl Fizik okuduktan sonra öğretmen ya da bir bilim adamı olmak istemediğine karar verip okulu bıraktı. Kocaeli Üniversitesi’nde Gazetecilik Bölümü’nü bitirdi. Kısa bir süre çeşitli gazetelerde çalıştıktan sonra yazarlığına katkısı olacağını düşündüğü yayıncılık dünyasının içine daldı. Üzerinde üç yıl çalıştığı Devridaim Makinesi yazarın ilk romanıdır.

Merve Akbaş

Yeni Şafak

İlk eseriniz yayınlandığında neler hissettiniz?



Devridaim Makinesi’nin mucidinin kızı, şimdilerde yetmiş yaşında, romanını yazmam için bana babasını anlattığında, kim, senin romanını niçin bassın, sen Orhan Pamuk musun? demişti. Ben de Orhan Pamuk da ilk romanını yazdığında Orhan Pamuk değildi, demiştim. Romanın yayınlanma süreci aslında bir hayli uzun ve ilginç. Roman yazmam için beni teşvik eden ilk kişi Timaş Yayınları Yayın Yönetmeni İhsan Sönmez’dir. Kendisi, ben bu romanı yazmaya başladıktan altı ay sonra aramızdan ayrıldı ve metinle birlikte ben de uzun bir fetret dönemi yaşadık. Allah kendisine rahmet etsin, onu hayırla yad ediyorum. Bir süre sonra değerli dostum, Kadir Daniş, bu metni Güray Süngü’ye elden verdiğinde bir beklenti içine girmeden sadece bekledim. Güray Süngü metni beğendiğinde tabi ki çok sevindim. Ama basılacağı için değil, Güray Süngü beğendiği için. Kitabın basılma işi nasip işi. Çok iyi metinlerin basılmadığı oluyor mudur? Bence oluyordur. Benim metnim iyi mi değil mi? Ona da okurların karar vereceğini düşünüyorum.

HIRSIZ TARKAN’A VEDA ETTİM

Kitabınızı elinize alınca ilk olarak ne yaptınız?

Kitap, metnin hazırlanışından, editörlüğüne, mizanpajından kapağın tasarımına kadar ayrı ayrı emek isteyen bir süreç. Bu sürecin içinde olduğum için kitabın elimde nasıl duracağını merak ediyordum. Elime aldığımda kapağı hoşuma gitti. Çevirip arka kapak yazısını okudum. Sonra da bir çırpıda romanı tekrar bitirdim. Kitabı yazmayı bitirdiğimde karakterlerin hepsine veda etmiş ve bir süre duygusal bir dönem yaşamıştım. Kitabın içindeki her karakterin gerçek hayatta karşılığı var. Kitabın basılmasından bir hafta sonra “Hırsız Tarkan” karakterinin bir trafik kazasında öldüğünü üzüntüyle öğrendim. Kitabı okurken onu düşündüm. O, kitapta geçtiğini hiç bilmeyecekti. Bu dünyadan ayrılışından kısa bir süre sonra kitabın sayfaları arasında sonsuzluğa karışması beni bir hayli etkiledi. Hırsız Tarkan’a ikinci kez veda etmiştim.


İlk kitabınızı kime imzaladınız?

İlk kitabımı eşime imzaladım. Romanı yazarken beni defalarca dinleyen ve fikir veren bir eşim olduğu için şanslıyım.

Yazmaya nasıl başladınız?

İlkokul’da şiirler ve hikayeler yazmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Yazdıklarımı annem hala sandığında saklıyor. Lise döneminde daha ciddi hikayeler yazarak devam ettim. Hikayelerimi anneme, kız kardeşime okuyordum. Öğretmenlik yaptığım dönemde ise öğrencilerime okudum. Onların tepkilerini ve eleştirilerine cebime atıp, yazmaya devam ettim. Beni roman yazmaya teşvik eden İhsan Sönmez olmuştu. Roman uzun bir süreç isteyen, kurgusu ve karakterleriyle ince ince işlenmesi gereken metinlerdir. Hikayenin omurgasını çizdikten sonra yazmaya başlıyorsunuz. Bazen hikaye sizi başka yere götürüyor. Karakterler beklenmedik davranışlar sergileyebiliyor, bazen de sizin sözünüzü dinliyorlar. Yazma işi bitince romanın başı ve sonu ile bir bütünlük arzedip etmediğine bakıyorsunuz. Bazı kısımlar kesip atılabiliyor, bazı karakterlerin kulağı çekilebiliyor. En sonunda kalben bu metin oldu dediğinizde iş bitmiş oluyor.

Gece mi yazarsınız, gündüz mü?

Ben genellikle metroda yazıyorum. Kalabalıklar içinde yalnız olmak hoşuma gidiyor. Sıkılmıyorum. Devridaim Makinesini metroda yazdım evde masa başında düzenledim. Ama bu başka yerde yazamıyorum anlamına gelmiyor. Yazmak için oturduğumda her yerde yazabilirim, yazmalıyım. Saatin ise bir önemi yok. Hissettiğim an önemli.


Defter mi, bilgisayar mı?

Teknolojinin nimetlerini sonuna kadar kullanmaya çalışıyoruz. Ben cep telefonunda yazıp, bilgisayarda düzenliyorum. Bazen de bilgisayarda yazıyorum. Bilgisayarda metnin tümünü daha hızlı tarama fırsatı oluyor.. Ekleme ve çıkarmalar, düzenlemeler daha rahat yapılabiliyor. Deftere yazıp onu bilgisayara tekrar geçirmek zahmet ve zaman isteyebilir. Artık dosyaların postayla değil e-mail ile yollandığını düşünürsek...

Derin Bakış