Beyza Aksoy


Kelebeği Öldürmek


“Ama bazen herkes masumdur. Gözün gördüğüne akıl kördür, dil söktüğü an anıların canı asılır vicdan mahkemelerinde.“ - Kül Kelebek

Soru işaretleriyle dolu bir çocukluk geçiren Ada, lise yıllarının hemen öncesinde öğrendiği bir gerçekle sarsılır. Bu gerçeğin sancılarıyla geçen ilk lise yılları sonrasında, ünlü bir okula kabul edilerek umuda kanat çırpmak ister. Bu okulun ona hazırladığı ve kontrolünden çıkacak olaylar zincirinden habersizdir. Uğrayacağı zorbalıklar sadece okul hayatını değil, tüm yaşamını etkiler. Her şeye rağmen çevresindeki insanlarla değil, bahçesindeki çiçekleriyle mutlu olmayı öğrenmiş olan Ada’nın hayatı, okulun gizemli öğrencisi Varis Adin yüzünden kontrol edemediği bir hâle gelir. Kaçtıkça içine çekildiği durumlar, yeni gizemler ve soru işaretleri doğurur.


Kül Kelebek

“Ateş yoluna ışık belki ama dokunsan yanarsın.

Uzansan sen şimdi yarama, sol yanıma; kan akıtır, tuz basar, yakarsın.”

Kelebeği Öldürmek’le zirve yapan heyecan kaldığı yerden devam ediyor. Varis’in okla vurulup ameliyata alınmasından sonra gelişen olaylar Ada’nın hayatını altüst eder. Tüm bunlar olurken birçok gerçek, gün ışığına çıkacaktır. Ancak bu gerçeklerle yüzleşmeye henüz hazır olmayan Ada kendisini affedebilecek mi? Varis, Ada’ya mı yoksa Açelya’ya mı âşık? Peki, Alena, Milas, Kumsal ve Toprak nasıl bir sonla karşılaşacak?

Bir aile dramını konu edinen Kül Kelebek’te, kelebek etkisinin karakterler üzerinde ne denli güçlü izler bıraktığını fark edecek ve satırlar arasında kaybolup kendinizi bir göl kıyısındaki dağ evinde düşünceleriniz ile baş başa bulacaksınız.


Daha karanlık, belki biraz da mavi; ama asla yeteri kadar aydınlık değil. Siyah Kuğu serisiyle karanlıkta kalmış kapılardan birini aralayan Beyza Aksoy, Açık Yaralar ve Dikiş İzleri ile çok daha fazlasının anahtarlarını elinde tutuyor. Önce hayaller ölür. Ve unutmayın, karanlığın içindekileri bir kez gördüğünüzde bir daha asla eskisi gibi olamazsınız.


“Pencereleri kapatsan da dışarıdaki kötülüğün içeriye sızacak bir yol bulduğunu biliyorum ama yine de ışıkları söndürüp onlarla körebe oynayabilirsin,” diye mırıldandım. “Direksiyon başında sinirlendiğinde hızı artırabilirsin, dışarıda koşmaya başlayabilirsin ama öfkeni sindirmeyi öğrenmezsen kafanın içindeki o bir metrekarelik alanda felç geçirirsin.” Çantamı çıkardım ve kucağıma aldım. “Bir de...” Paketten bir tane çıkardım. “Yaralarını kapatmak yerine açıkta bırakırsan insanların ellerine kolayca mikrop kapmanı sağlayacak yegâne silahı vermiş olursun. Zehirli iğneyi. İğne asla zehre batırılmamıştır, onu tutan insanlar zehirlidirler.” Çantamın fermuarını kapattım. “Sonra dikiş izi kalır. O iz geçmiyor.”


Matem Çiçekleri

“Kozayı korkunç bir hastalık sardı,


kelebek artık acıya tutsaktı.


O çok korktuğun acı, kelebek;


seni sarıp sarmalayacaktı.”

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Başkalarının Tanrısı “Ne doğumumuz ne ölümümüz ne de doğumla ölüm arasında can çekişerek sürdürdüğümüz hayatlar bize ait. Başkalarının isteklerinden doğuyor, başkalarının istediği gibi yaşıyor ve başk

Yazarlarevi Cinayeti Babam bizi bırakıp gittikten sonra Ada’yı da evi de orada geçirdiğim mutlu çocukluk anılarını da silmiştim aklımdan. Öyle sanıyordum. Demek ki silememişim, sadece bastırmışım, bil

101 Deyim 101 Öykü 101 Deyim Öyküsünü Buldu! Deyimler nasıl ortaya çıkmıştı, merak ettiniz mi hiç? Biliyoruz ki her deyim, mutlaka bir olay sırasında, olayın kahramanlarından biri tarafından kullanıld