Akıl En Büyük Peygamberdir



İnsanlık tarihinden bugüne ve hatta istikbalde dahi dinler, devletler, cemiyetler, kanunlar... Tüm bu organizasyonların tamamı insanı, akıllı olduğu için cezai ehliyete haiz kabul etmiş, sorumluluğun esasını akıl üzerine bina etmiştir. Öyleyse tüm otoritelerin meşruiyetinin temelinde akıl ve akli kaideler bulunur, bulunmak zorundadır. Bu meyanda elbette akla aykırı dinler, devletler, kanunlar asla meşru olamaz... Akla aykırı bir yapının insana sorumluluk yüklemesi akla aykırıdır.


Meselenin can alıcı noktalarından birisi de şudur ki akıl sahibi olmak aynı zamanda sorumluluk almak anlamına gelir ki, meseleye bu açıdan bakınca aklın, akıl sahibi insanı kesinlikle bağladığı sonucuna ulaşırız. Akıllı olan kimse sorumlu ise ve bu sorumluluk karşılığında kişilere ömür boyu hapis cezasından geri dönülmesi imkansız idam cezasına kadar hükümler infaz edilebiliyorsa zımnen aklın asla tartışılamayacağı, hükümlerinin mükemmel dahası mutlak olacağı neticesine ulaşırız. Eğer aklın hükümleri tartışılacak izafi hükümlerden olsa idi insana verilecek her ceza, insana zulüm olacağı gibi anlamsız da olurdu. Akıl mükemmel değilse akıl sahibi insana verilecek ceza neden mükemmel olsun ve geri dönülmez noktalara kadar uzansın?



Ayrıca yeryüzünde tüm insanları kapsayacak şekilde iyi ve kötü hükümleri verilebiliyor ve dahi genel geçer hükümler beyan edilebiliyorsa cahil veya alim fark etmeksizin tüm insanlarda aklın da eşit olması şart. Aksi takdirde hiçbir zaman genel geçer hükümler koymamız mümkün olmazdı. Bu sebeple akıl; mutlak, kesinlikle bağlayıcı, mükemmel ve tüm insanlarda eşit seviyededir.

Akıl, bir peygamberdir... En büyük peygamberdir. Öyle olmasa idi gelen insan peygamberin herhangi bir bağlayıcılığı olmazdı. Peygamberlerin getirmiş olduğu beyanların hiçbiri akıl sahibi olmayan insanlar nezdinde bağlayıcı değildir.


Akli zorunluluk içermeyen hiçbir gücün hiçbir surette meşruiyeti olamaz, olmamalıdır. Lakin...


Gördüğümüz her şey ve üzerine egemen olan yasalar sürekli değişmekte, dönüşmekte ve dahası hepsinin bir başlangıcı bulunmaktadır. Yokluğu hayal edilebilir ve bir başlangıcı olan herhangi bir varlık veya otoritenin aklen varlığı kesinlikle zorunlu olamaz. Neticede bu alemde gördüğümüz veya görmediğimiz hiçbir şeyin akli bir zorunluluğu olamaz. Hiçbiri mutlak kesinlik içeremez. Bu sebeple yüksek sesle ve haklı olarak soruyoruz: Devletler, kanunlar, dinler, cemiyetler akli meşruiyetini nereden almaktadırlar? Eğer akli meşruiyet almıyorlarsa hiçbiri meşru olamaz...



Her peygamber, meydan okur diğer kendine aykırı olan her şeye... Kitapta akla aykırı olan her şeye ama her şeye meydan okuyoruz ve aklen meşru olanın asla yanlışlanmayacağını ve hakikatin temelinin akla dayanağını ispatlayacağız.


Kitapta akıl kavramı ekseninde varlık sorgulaması yapmaya çalışıyoruz. Aslında hayata anlam veren hususun temelinde de akıl bulunur. Öyleyse akıl nedir? Akli meşruiyet nasıl temin edilir?

Akıl En Büyük Peygamberdir eseri, felsefe tarihinin popüler isimleri ve güncel hadiseler eşliğinde aklen bir meydan okumanın kitabıdır. Kitap altı diziden oluşacaktır. Elinizde tuttuğunuz eser, ilk ve temel eserdir. Daha sonra akıl ekseninde bilim, aşk, psikoloji, devlet ve ekonomi dizileri yayınlanacaktır. Bu manada kitap, hem değişik bir eser olacak hem de önemli bir boşluğu dolduracaktır.






Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Dünyadaki siyasi ve ekonomik çatışmaların merkezinde daima 3 Din bulunur: İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlık. Seküler-Laik kesimler ise sadece bu üç din mensuplarının çatışması ekseninde faaliyet göste

Allahû Teâla (cc)’nın mülkünde, O’nun verdiği rızıklarla hayatını devam ettiren her insanın, O’nun razı olacağı amelleri edâ etmesi gerekir. Bunun gerçekleşmesi için insanın lehinde ve aleyhindeki hük

Ateşten Gömlek Türk edebiyatının önemli yazarlarından Halide Edip Adıvar, Kurtuluş Savaşı yıllarını Ateşten Gömlek ile günümüze taşıyor. Adıvar, Kurtuluş Savaşı mücadelesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün