Çevirmenin Çemberi: Tanrılardan Krallara Vikingler

Kuzey'in kadim metinlerini dilimize kazandıran ve bu konudaki çalışmalarıyla tanıdığımız Selahattin Özkan, "Tanrılardan Krallara Vikingler"in çeviri macerasını Kayıp Rıhtım okurlarına anlattı.



Selahattin Özkan

Kayıp Rıtım

Her ne kadar bir çevirmen olmasam da çocukluğumdan bu yana merakımı uyandıran Kuzey’in bu gizemli toplumunu öğrenmeye çalışırken bir anda kendimi kadim metinleri Türkçemize kazandırırken buldum. Merhaba sevgili okur, ben hani şu binlerce yıldır dilden dile aktarılan, yaşadığımız toprakların yabancısı olmayıp, atalarımızla küçük de olsa temas eden Vikinglerin tarihlerini ve inançlarını Türkçeleştirmeye girişen kişiyim. Bilmem benim Kuzeylilerin destansı öykülerini dilimize kazandırma çabamı fark edebildiniz mi ama Kayıp Rıhtım’da bu tümüyle fuzuli (!) çabamdan bahsedilmişti.



Bu kadim metinleri çevirmeye tümüyle kendi hür irademle başladım. Ah böyle bir beyhudeliğe neden başladığımı ben bile unuttum. Ama sanırım çocukluğumda kimi hatıralar beni Vikinglerin tarihini, dilini, dinini ve öykülerini öğrenmeye itmiş olabilir. Bu daha kişisel öykümü çok yakında yayımlayacağım. Şimdilik Vikinglerin metinlerini dilimize kazandırmanın zorluklarıyla ve bu işteki kimisi hayli kıymetsiz deneyimlerimle devam edeyim.

Malumunuz bu eserleri çevirmek için kadim dillere uzanmak zorundaydım. Her doktora yapmaya başlayan sosyal bilimcinin yüzleştiği açı gerçekle tam da bu anda karşılaştım. Okumaya, öğrenmeye ve belki de haddim olmayarak kalem oynatmaya çalıştığım bu eski öykülerin kaynakları unutulmuş dillerde kaydedilmişti. Elbette sadece Vikinglerin kadim Norse dillerini (Vikingler kendi dillerine dönsk tungaderlerdi) öğrenmek onların efsunlu öğretilerini, geçmişlerini ya da korkunç karakterlerini anlamak için yeterli değildi. Modern batı dillerinden anlamak kadar Latince ve Norse gibi artık günümüzde konuşulmayan eski dilleri de tanımak gerektiğini öğrendim. Böylece etimoloji ve filoloji sarmalında kaybolmuş yeni yetme bir tarihçiliğe soyundum. Okuduğunuz çeviriler bu çalışmaların bir sonucudur. Meslekten çevirmenlerin titiz emeklerine haksızlık etmeden bu naif çabalarımı hoş görünüz.

Bu yolculukta önce Adamus Bremensis ile karşılaştım. Bremensis on birinci yüzyılın sonlarında yaşamış Germen kökenli bir ruhbandı. Germen ülkesinin kuzeye bakan kentlerinde ömrünü inanmayanlara kendi inancını öğretmeye ve döndürmeye adamıştı. Kendisinin Germen ülkelerinin uçlarında başlayan anlatısının Vikingleri kapsaması da beni onu okumaya itmişti. Bremensis’in çağdaşı olarak tanıdığı ve kötücül sözlerle tarif ettiği Vikingleri onu kaleminden önce dışsal bir kaynaktan okumuştum.

Okuduklarımı “Barbarlıktan Medeniyete Vikingler” başlığı ile dilimize kazandırmaya çalıştım. Bremensis’ten sonraysa Vikinglerin kendi iç sesine kulak vermek istedim. Kapı komşusu olan Germen bir ruhbanın tarif ettiği Vikingler gerçekten de böyle mi yaşamıştı, bu korkunç ve şeytani ritüelleri mi icra etmişlerdi, inançları bu kadar mı ayrıksıydı diye gözlerimi Snorri Sturluson’a çevirdim. Böylece de önce Nesir Edda’yı çevirerek “Viking Mitolojisi” olarak meraklı okurlara ulaştırmaya çalıştım. Yeditepe Yayınları’nın cesaretli destekleriyle de bugüne kadar kimsenin merak edip çevirme zahmetine girişmediği Vikinglerin metinleriyle meşguliyetimi sürdürdüm. Nesir Edda ile inançlarına ve söylencelerine adım attığımız Vikinglerin, şimdi de kadim tarih anlatısı Heimskringla ile sürdürüyorum. Hâlâ sürdürüyorum, zira henüz sadece ilk cildini yayımlayabildim.

Türkçeleştirmeye çalıştığımız kitabın bir adı bile bulunmuyordu. Batı yazınında ona Heimskringla deniliyordu. Ancak onu kendi dilinde okusaydınız söyleyeceğiniz ilk iki kelime “kringla heimsins” olacaktı. Batılı meslektaşlarımızın ona verdiği ad da işte bu iki kelimeden gelmektedir. Türkçeye çevirdiğimizde “Dünya Küresi” anlamına gelen bu iki kelime zamanla bu eserin adı hâline gelmiştir. Heimskringla, Viking Kralları hakkında yazılan tarihi kayıtların en eski derlemesidir. Vikinglerin ana vatanı İskandinavya kadar, Viking istilalarından nasibini almış İngiltere, Normandiya, Sicilya ve diğer ülkelerin tarihleri Heimskringla’nın özgün bakış açısıyla değerlendirilmektedir.

Heimskringla adı yerine “Tanrılardan Krallara Vikingler” adının çevirimin kapağında yer almasını eleştirecek dostlarımız bahtiyar olsun, haklısınız. Ancak Türkçeleştirdiğim bu eserin hem özgünlüğüne hem de anlatısının içeriğine yakışacak bu tanımlamayı haddim olmayarak ben yaptım. Eserin özgün ismineyse kitabın hemen ilk sayfasında yer verdim. Böylece Vikinglerin tarih anlatısıyla ilk kez buluşacak okurların işini kolaylaştırmaya çalıştım. Hâlihazırda Vikinglerin eski metinlerine ve tarih anlatılarına hâkim dikkatli okurlarımın affına sığınırım. Ancak unutulmasın ne Snorri Sturluson ne de Vikinglerin kendisinin bu esere ne isim verdiğini bilmiyoruz. Batı yazınındaki bu isimlendirmenin de bir “uygun bulma”dan ötesi olmadığını hatırlatmak isterim.



Heimskringla henüz mitolojinin tarihten tam olarak ayrılamadığı bir dönemde kaleme alınmıştır. Heimskringla’nın derleyeni ya da “yazanı” Snorri Sturluson, anlatısına Odin ve diğer Viking tanrıları ile başlamakta ve tanrılarını Viking krallarıyla bağlamaktadır. Eserin tarihçesiyle ilgili daha detaylı bilgiyi kitabın girişinde uzunca anlattığım için burada tekrara düşmek istemiyorum. Kısaca sadece birkaç noktaya değinmekle yetineceğim. Çeviriminde, Kadim Norse diliyle birlikte hem İsveççe hem de Latince tercümesinin verildiği Bjarni Aðalbjarnarson tarafından çıkarılan Íslenzkfornrit XXVI–XXVIII (Hkr I–III) olarak anılan nüsha ile 1697 tarihli Johan Peringskiöld edisyonunun iyileştirilmiş hâli 1777 tarihli Schöning edisyonunu temel alındığını söylemeliyim. Elbette en büyük yardımcım da Anthony Faulkes’in Viking Society for Northern Research’teki İngilizce çevirisi olmuştur.

Heimskringla’da on altı adet bap vardır ve bunların her birisine saga denilmektedir. Ancak “Tanrılardan Krallara Vikingler” adıyla basılan çeviri metin, Heimskringla serisinin ilk cildi olarak planlandı. Bu nedenle ilk ciltte sadece ilk beş saga bulunuyor. İkinci cildin bu yılın sonunda raflarda olması planlanıyor ve çevirmeye hâlâ devam ediyorum. Umarım bu merakı canlı tutmaya devam edebilirim diye ümit içindeyim.

Devamı

Site Yaptırmak mı İstiyorsunuz

Kurumsal ve e- ticaret siteleri için doğru yerdesiniz

Kurumsal Site: 490 TL

E- Ticaret Sitesi: 890

Bilgisayar Ekranları

Mesai Saatlerimiz

Hafta İçi 09-17 Arası

Yerimiz

Akyol mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 111/B Şahinbey - Gaziantep

bilgi@mirkitap.com

5539207655

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter